Kadıköy’ün taşı toprağı altın olan bu yılın notlarında, genç kuşak müzisyenlerin ellerinde yeşeren sesler dikkat çekiyor. Talha Çelik ve Adnan Hakkıoğlu tarafından kurulan 1912 grubunun ilk albümü, eski çağrışımları çağrıştıran bir çağın izlerini sürüyor. Aralarda Arda Evren davulda ve Çağatay Aksoy basla, parçaları kendi adımlarıyla taşımayı sürdürüyor. Türkiye’nin bağımsız plak sahnesinde Radyo Modart’tan dijital platformlara geçen bu çalışma, plak halinde iki bölümlü bir yapı sunuyor. İlk beş parça analog kaydın doğallığını yansıtırken, ikinci beşlik bölüm garage ruhunu ve hızlı, yoğun kaydıyla dikkat çekiyor.
Sound olarak sonik genişlik ve melankolik dokunuşlar arasındaki dengeyi yakalamaya çalışan 1912’nin parçaları, spagetti western hissiyatını andıran uzun çalgısal pasajlar ve Neil Youngvari tonlar ile bir araya geliyor. Yüksek enerjili bir yüzeye sahip olan bu albüm, ismini Franz Kafka’nın karanlık atmosferinden alan bir içsel yolculuğu da barındırıyor. Parçaların duygusal akışı, yerellik ve tarihsel bellek bağlarını daima ön planda tutuyor; örneğin “Reks Sineması” bu bağları en çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Not: Kadıköy’de açılan Tırpan plak dükkânı, bağımsız plak şirketlerinin adını taşıyor ve bu bağımsız ruhu müziğe sürekli taşıyor.
Mesud Paragan – Dharma (Paragan Records) albümü ise kapağındaki fotoğrafla dinleyiciyi içsel bir yolculuğa davet ediyor. Kuşbakışı bir karede kırmızı halı üzerinde piyanosuna uzanmış bir ellerin ve yanındaki dikkat çekici kedi figürü, müziğin dramatik ve yalnız bir hesaplaşma olduğunu hissettiriyor. Besteci ve söz yazarı Paragan, Dharma adını taşıyan bu çalışmada eski aşklar, arayışlar ve kayboluşlar temalarını işliyor. 2016’da yayımladığı önceki plak “Karma Karışık”tan bu yana, melodik yapılarında yoğun duyguları koruyor.
Paragan, şimdi ve yarının arasındaki ince çizgide ilerlerken, söz ve müziği kendine ait parçaları solo piyano eşliğinde sade ve güçlü bir atmosferde sunuyor. Düzenlemelerde eşlikçilik yapan Ozan Kaşlı, piyanoyu zenginleştiren bir ortak paydayı oluşturuyor. Ayrıca “Şimdi Lütfen” parçasında Ersin Gürler Akan konuk olarak kayda renk katıyor. Her şarkı, kendi içinde bağımsız bir hikâye gibi duruyor; ama bir araya geldiklerinde roman gibi bir bütünlüğe dönüşüyorlar.
Dharma albümü, minimal bir yaklaşımla müzikal yolculuğu derinleştirirken, sözlerdeki duygusal yoğunluğu da öne çıkarıyor. Sözün sadeliği, dinleyiciyi yalnız kaldığında daha yakından hissetmeye olanak tanıyor.