Perşembe, Ocak 22, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

28: Yıkımın Karanlığında Köklenen Umut ve Nihilizm Üzerine Bir İnceleme

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
19 Ocak 2026
Kategori : Sanat
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
28: Yıkımın Karanlığında Köklenen Umut ve Nihilizm Üzerine Bir İnceleme
Share on FacebookShare on Twitter

Yirmi dört yıldır kıyamet sonrası korku-gerilim serisi “28” (2002) bu türün ilham kaynağı oldu. Danny Boyle’un yönetmenliği ve Alex Garland’ın yazarlığı, enfekte ve sağlıklı arasındaki sınırı yeniden çizerken zombi tasvirini kökten değiştirdi. Doktor Kelson’a götürülen hasta annesinin dönüş yolculuğunda Spike’in kaçışı, tarikatçı Jimmyler tarafından engellenir. Kelson, enfekte olanların içindeki insanlığı aramak için Samson adını verdiği karakteri inceler. Sörer Lord Jimmy’nin tarikatçılarıyla birlikte yürüttüğü av sahneleri, güdülerin karanlık yüzünü ortaya koyar. Sonuçta ateist bir bilim insanı ile satanist bir psikopatın karşılaşması yaşanır ve iki film, daha sert, daha karanlık ve kapsamlı bir anlatı sunar. DaCosta seriyi yeniden yorumlar; enfekte olanlar artık hikayenin merkezinde değil, geriden gelen tehdit olarak işlev görürler. Organize şiddet temasını merkeze alan Kaos, kör öfkenin ötesinde ritüele bağlı bir korkuyu yaratır; Jimmyler, tarikatlar ve mitler ihmâl edilemeyecek kadar karanlık bir dünyayı kurar. İnsanlık, etik boşlukları dolduran bu düzen karşısında savunmasız kalır. Nihilist bir karnavala dönüşen kıyamet sonrası manzara, DaCosta’nın seriyi farklı bir boyuta taşımasını sağlar. Bir Danny Boyle filmi yapmadım diyen yönetmen, enerjiyi aynı ölçüde koruyarak grafik şiddeti zirveye taşır. Kelson ile Samson’ın buluşması, enfeksiyona ilişkin çözüm ipuçlarını sunar; görüntü yönetmeni Sean Bobbitt’in çekimleri, oyuncuların bakışlarından doğan korku, hız ve şaşkınlığı adeta hissedecek kadar yakın bir deneyim sunar. Hildur Guðnadóttir’in etkileyici müziğiyle ses tasarımı birleşince prodüksiyon büyüleyici bir atmosfer yaratır. Ralph Fiennes, Alfie Williams, Jack O’Connell ve Chi Lewis-Parry ile Erin Kellyman’ın performansları tatmin edici düzeydedir. Karanlık ve kadercilik karşısında insanlık, bilim, dayanışma ve paylaşımın ışığında yeniden doğmaya doğru yol alır. HİÇBİR ŞEYİN ÖNEMİ YOK adlı vurguyla altı çizilen düşüncede Albert Camus’nün Yabancı romanının etkisi belirginleşir; bu yapıta Fransız sömürgeciliğinin trajedisi ve varoluşçuluğun nihilizme yanıtı damgasını vurur.

Meursault’un annesinin vefatını haber aldığı an Marengo’ya gidişiyle başlayan öykü, sessiz bir duygu yüklü anlatımla ilerler. Plajdaki karşılaşma ve Fernandel’in komedisiyle sinemanın çerçevesi çizilir; yazı, belirsizlik ve kimlik arayışını besleyen temel motifler olarak görünür. Ozon, romandaki kadın karakterleri ön plana çıkarır: Meursault’nun nişanlısı Marie ile Cemile, ataerkil toplumun sınırlarını zorlarlar ve bu iki figür üzerinden filmin toplumsal eleştirisi belirginleşir. Siyah-beyaz estetiğin tercih edilmesi, yalnızca görsel bir seçim değil, yaşadığımız dünyanın renkli değil de monokrom bir yansısını da ifade eder. Yönetmen, renkli çağda bile karanlığı daha derinlemesine hissettirir ve Meursault’nun yaşamla olan kopuşunu vurgular.

Ses ve imgeler arasındaki fark, hikâyeyi daha yoğun kılar. Kafa içi konuşmaların azlığı, metin ve sinema arasındaki farkı ustaca hissettirir; duygular daha çok izleyiciye bırakılır. Bu yaklaşım, yirminci yüzyıl insanının yabancılaşmasını, yaşamın anlamını ve ölümün evrensel doğasını sorgulayan bir anlatı sunar. Benjamin Voisin’in Meursault rolündeki performansı, anti-kahramanın içsel dünyasını etkileyici bir biçimde yansıtır. Film, zamansız ve evrensel konulara odaklanırken, seyirciye ruhsal bir yolculuk vadeder. Voisin son derece etkileyici bir yorumla Meursault’nun dünyaya karşı duyarsızlığını ve içsel çatışmasını izleyiciye aktarır.

Etiketler : 28 filmiAlbert CamusAlex GarlandbelirsizlikCemileDaCostaDanny BoyleFransız sömürgeciliğiHİÇBİR ŞEYİN ÖNEMİ YOKkıyamet sonrasıMarieMeursaultMeursault’nun hayatıorganize şiddetozonSiyah-BeyaztarikatlarYabancıyabancılaşmazombiler
PaylaşTweet
Önceki Haber

Marvel Sinematik Evreni’nde Büyük Sır: Avengers Doomsday ve Yeni Çoklu Evren Başlangıcı

Sonraki Haber

Aslan Kral’ın Ortak Yönetmeni Roger Allers’ın Ani Kaybı ve Mirası

İlgili Haberler

Serkan Sarıer’in ‘Hubris’ Sergisi: Kimlik ve Yabancılaşma Temaları

Serkan Sarıer’in ‘Hubris’ Sergisi: Kimlik ve Yabancılaşma Temaları

7 Kasım 2024

Serkan Sarıer'in 'Hubris' sergisi, kimlik ve yabancılaşma temalarını derinlemesine inceliyor. Sanatçının eserleri aracılığıyla bireyin içsel yolculuğunu ve toplumsal dinamikleri keşfedin....

Anderson’un Yeni Filmi: ‘Fenike Planı’ ve Derin Temaları

Anderson’un Yeni Filmi: ‘Fenike Planı’ ve Derin Temaları

31 Mayıs 2025

Anderson’un yeni filmi 'Fenike Planı' hakkında detaylar, temaları ve sinema dünyasındaki etkisi hakkında kapsamlı bilgi. İzleyicilere benzersiz bir deneyim sunuyor.

Zombi Kıyameti Serisi 28 Yıl Sonra ile Geri Dönüyor

Zombi Kıyameti Serisi 28 Yıl Sonra ile Geri Dönüyor

29 Ekim 2024

Zombi Kıyameti Serisi, 28 yıl aradan sonra geri dönüyor! Yeni hikayesi ve unutulmaz karakterleriyle, hayatta kalma mücadelesi ve korku dolu...

Petük’ün Kişisel Sergisi: Susmuşlar Bahçesi ve Belirsizlik Teması

Petük’ün Kişisel Sergisi: Susmuşlar Bahçesi ve Belirsizlik Teması

2 Haziran 2025

Petük’ün Kişisel Sergisi: Susmuşlar Bahçesi ve Belirsizlik temasıyla sanatın derinliklerine yolculuk. Keşfedin, duygulanın ve düşünmeye dalın.

Kişisel Bakım Ürünlerinin Çevresel ve Sağlık Üzerindeki Etkileri Üzerine Yeni Bulgular

Kişisel Bakım Ürünlerinin Çevresel ve Sağlık Üzerindeki Etkileri Üzerine Yeni Bulgular

13 Haziran 2025

Kişisel bakım ürünlerinin çevre ve sağlık üzerindeki yeni etkilerini keşfedin. Güncel araştırmalarla bilinçli seçimler yapın.

Antakya ve Çember Filmi

Antakya ve Çember Filmi

18 Haziran 2024

Antakya ve Çember Filmi, Türk sinemasının yeni bir soluğu olarak karşımıza çıkıyor. Antakya'nın büyüleyici atmosferi ve etkileyici hikayesi ile izleyicileri...

Sonraki Haber
Aslan Kral’ın Ortak Yönetmeni Roger Allers’ın Ani Kaybı ve Mirası

Aslan Kral'ın Ortak Yönetmeni Roger Allers’ın Ani Kaybı ve Mirası

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

Altın Başarı Ödülleri’nde Mustafa Boran Durgun’a Yılın En İyi Bestecisi Ödülü: Çeşme’nin Esintisi ve Ege’nin Ruhu

Altın Başarı Ödülleri’nde Mustafa Boran Durgun’a Yılın En İyi Bestecisi Ödülü: Çeşme’nin Esintisi ve Ege’nin Ruhu

21 Ocak 2026
Assos’ta Felsefe, Sanat ve Siyaset: Seçkin İsimlerle Öne Çıkan Dersler

Assos’ta Felsefe, Sanat ve Siyaset: Seçkin İsimlerle Öne Çıkan Dersler

21 Ocak 2026
Haluk Bilginer’e Onur Ödülü: Türkiye-Almanya Film Festivali’nde Yılın Öne Çıkan Anı

Haluk Bilginer’e Onur Ödülü: Türkiye-Almanya Film Festivali’nde Yılın Öne Çıkan Anı

21 Ocak 2026
Ulusal ve Uluslararası Karma Sergi: 38 Sanatçı, Mavi Çizgi ve Arı Kültür İşbirliği

Ulusal ve Uluslararası Karma Sergi: 38 Sanatçı, Mavi Çizgi ve Arı Kültür İşbirliği

20 Ocak 2026
İFO’nun Yeni Yılı Şöleni: Şostakoviç ve Respighiyle Soğuk Günleri Isıtan Müzikal Buluşma

İFO’nun Yeni Yılı Şöleni: Şostakoviç ve Respighiyle Soğuk Günleri Isıtan Müzikal Buluşma

20 Ocak 2026
İki Laborantın Yorgun Saatleri: Berlin’de Yeni Bir Kısa Film Yolculuğu

İki Laborantın Yorgun Saatleri: Berlin’de Yeni Bir Kısa Film Yolculuğu

19 Ocak 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım