Salt Beyoğlu’nun ikinci katında yer alan Halı (Saha) programı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’ne bağlı Halı Atölyesi’nin uzun yıllara dayanan fiziksel ve kavramsal üretimini izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, atölyenin kolektif üretim potansiyellerine dikkat çekerken, geçmişten günümüze uzanan ortak üretim süreçlerinin izlerini bir araya getiriyor. Yönelim, sanatçıların arşiv materyallerinden kişisel teslimlere uzanırken, bir haftasonuna yayılan bir üretim sürecini kapatıyor.
Etkinlik programı Halı (Saha) kapsamında çeşitli atölyeleri kapsıyor ve 28 Şubat–1 Mart tarihleri arasında ziyaretçilere açık olacak. 28 Şubat Cumartesi günü 11.00–13.00 saatlerinde Ceyda Güler ile Derya Ülker’in yönetiminde renk atölyesi düzenleniyor. Katılımcılar, doğal pigmentleri boyaya dönüştürüp sonuçlarını baskı tekniğiyle yüzeye taşıyacaklar; bu süreç, renklerin tarihsel kullanımlarını sahneye koyuyor.

1 Mart Pazar günü ise saatler 12.30–17.30’u gösterdiğinde Merve Bedir ile kumaş işleme atölyesi başlıyor. Bedir, Su Etrafında projesinin yürütücülerinden biri olarak 90’lardan Beri Halı’dayız için etamin kumaşını yeniden izleyen bir çalışma sunuyor ve bu malzeme üzerinden yeni ticari olmayan, elle dokuma deneyimleri yaratıyor. Aynı gün 13.30–16.30 saatlerinde Furkan Akhan ile kukla yapım atölyesi gerçekleşecek. Ayrıca serginin üretim yöntemlerini derinlemesine keşfetmeyi amaçlayan bir atölye daha düzenleniyor; Halı Atölyesi’nin akademik iç mekânları dönüştüren ruhunu sahneye taşıyan bu oturumlar, izleyiciyi üretken bir yolculuğa çağırıyor.
Yasemin Nur’un yürütücülüğündeki atölyede katılımcılar, kısa egzersizlerle birlikte düşünmenin, malzeme ile iletişimin ve formu genişletmenin yollarını deneyimleyecekler. Umut Ceyhan Akyol rehberliğindeki sergi turu ise 26 Şubat Perşembe saat 18.30’da son bulacak. 90’lardan Beri Halı’dayız sergisi, 1 Mart Pazar’a kadar Salt Beyoğlu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Not: Sergi boyunca farklı atölye oturumlarına katılım toplu üretim deneyimini zenginleştirirken, izleyiciler kendilerini üretim sürecinin bir parçası olarak hissedebilecekler.













