Bir YouTuber, havada uçmakta olan bir Airbus A320 uçağının ağırlığını, geleneksel yöntemlerden uzak, tamamen kendi geliştirdiği bir düzenekle doğru şekilde ölçmeyi başardı. Bu ilginç ve dikkat çekici çalışma, havacılık alanında yenilikçi bir yaklaşım sergileyerek, fizik kurallarıyla yaratıcı bir şekilde birleşiyor. Bu başarı, hem mühendislik hem de deneysel fizik alanında önemli bir adım olarak kabul ediliyor.
Haidet, AlphaPhoenix adlı YouTube kanalında yayınladığı videoda, uçağın iniş takımlarına yerleştirilen standart terazi sistemleri yerine, kendi tasarladığı ve evde yapabileceği bir ölçüm cihazı kullandı. Bu cihaz, havada uçan bir nesnenin havayı aşağı doğru iterek yükselmesi ve bu hareketin sonucunda yere uyguladığı kuvveti tespit etmeye dayanıyor. Yük hücreleri ve hassas basınç sensörleriyle donatılan düzenek, uçağın geçişi sırasında oluşan kuvvetleri kaydederek, yaklaşık bir ağırlık tahmini yapabilmeyi amaçlıyordu.
İlk aşamada, Haidet, düzenek ile düşük hızda hareket eden küçük kağıt uçaklar atarak, tasarladığı ölçüm sisteminin temel işlevselliğini test etti. Bu ön denemeler, yük hücrelerinin ve sensörlerin doğru çalıştığını gösterdi ve sistemin temel prensipte işe yaradığını kanıtladı. Ardından gerçek bir uçak geçişi sırasında, bu sistemi kullanarak ölçüm yapmaya karar verdi. Farklı ortam koşulları ve ölçüm zorluklarına rağmen, Haidet, uçağın geçtiği sırada aldığı sinyalleri dikkatlice analiz etti ve bazı negatif veya tutarsız verilerle karşılaştı. Ancak, en stabil ve güvenilir sonuçlar elde ettiği ölçümleri kullanarak, kabaca bir ağırlık tahmini yaptı.
Yaptığı varsayımla ve bazı temel fiziksel hesaplamalarla, uçağın yaklaşık 2 ton civarında bir ağırlığa sahip olduğunu belirledi. Bu, gerçek Airbus A320’nin yaklaşık 42 tonluk kalkış ağırlığının çok altında olsa da, yerden uçan bir uçağın geçerken uyguladığı kuvvetleri tespit etmenin ve ölçmenin ne kadar zor ve karmaşık olduğunu gösteriyor. Bu yöntem, şimdilik bir deneysel deneme ve video eğlencesi olsa da, ileride daha hassas sensörler ve gelişmiş analiz teknikleri kullanılarak, havacılık ve mühendislik alanında yeni uygulama alanları açabilir. Ayrıca, bu tür yaratıcı ve düşük maliyetli yaklaşımlar, bilim ve mühendisliğin erişilebilirliğini artırmak ve halkın ilgisini çekmek adına büyük bir potansiyel taşıyor.













