Devlet Tiyatrosu sanatçısı Ferahnur Barut emekli oldu. Kurumun kendisi için yıllarını adadığı platformlarda sürprizli bir toplantı düzenlendi ve emeklilik plaketinin törenle sunulduğu anlar yaşandı. Barut, Devlet Tiyatrosu’nun kurumsallaşmasına yaptığı katkılarla öne çıktı ve kariyeri boyunca sanat özgürlüğü ile kurumsal özerklik için mücadele etti.
Gönüllü ve yaratıcı bir kariyeri olan oyuncular, son dönemde Devlet Tiyatrosu’ndaki sıkıntıları sıkça dile getiriyor. Eski ve yeni kuşaklar arasında süregelen bu tartışmalar, Barut’a yöneltilen sorularla yeniden gündeme geldi. Bir dönüşümün içinden konuşan Barut, geçmişte sahnede olan bazı oyunların yöneticiler tarafından izlenmeden kaldırılmasının kendi tecrübelerindeki ilk kırılmalardan biri olduğunu açıkladı.
Barut, yönetimdeki hataların, görev süresi uzadıkça artığını ifade etti ve adaletli bir yönetim ile eş-dost-ahbap düzeninin kurum üzerinde yarattığı tahribatı vurguladı. Genel Müdür Tamer Karadağlı’nın bazı politik kararlarını eleştirdi ve bu kararların kurumun misyonunu etkilediğini söyledi. Ayrıca, bir kişinin uzun süreli kariyer hedeflerini gerçekleştirmek adına yapılan girişimlerin, tiyatronun ortak ve tarafsız bir mekân olma özelliğini zedelediğini belirtti.
Barut ayrıca, bazı yöntemlerin ve kararların, özellikle kişisel isteklerin önceliklendiği bir dönemi taşırken, kurumun köklü değerlerini korumaya çalışan çalışanlar için de zorluklar doğurduğunu ifade etti. Üstelik bu süreçte, kamuya açık kararlar ve yönetsel uygulamalar, sanatçıların güvenliğini ve bağımsızlığını tehdit eder hale geldi. Barut, süregelen tartışmalarda, tepeden inen kararların etkisini ve bu kararların sahne arkasındaki dinamikleri nasıl biçimlendirdiğini aktardı. ADAM KAYIRMACA ve DRAKULA’YA 6 MİLYON! gibi başlıklar altında süregelen tartışmalarla, kurumun eleştirel bir açıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Vedada Yurtsever ise yakın zamanda, 32 yıllık çalışmasının ardından Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldığını duyurdu. Yurtsever, genel müdür ve başrejisöre yönelik eleştirilerini, bilet zamları, salon sınıflandırmaları ve turne harcamaları konularında dile getirdi. Bu eleştiriler, kurum içindeki yapısal sorunlara dikkat çekti.
10 CESUR KADIN başlığı altında Barut, iç iletişim ve paylaşımların denetlenmesiyle ilgili yaşananların, mobbing olarak nitelendirilebilecek uygulamalara zemin hazırladığını ifade etti. Sanatçıların çoğunun bu konudaki mücadelesi, emekli olmadan önce uğradıkları mobbinge karşı ortak bir duruş ortaya koymalarını gerektiriyor. Barut, 43 yıllık tiyatro yolculuğunun onların yan yana durmalarını gerektirdiğini belirterek, bu mücadeleyi sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi.













