Bugüne uzanan uzun bir yolun izleri, sahnede açılan ve kapanan perdeler gibi bir tiyatro yolculuğudur Haldun Dormen’in hayatı. Dün olduğu gibi bugün de ustaların ustası olarak pek çok ismi yetiştiren bir geleneğin taşıyıcısıdır, ve en son haziran ayında evinde gerçekleştirdiğimiz sohbet bu mirası bir kez daha aydınlattı. Evindeki duvarlar, makaleler, kitaplar, fotoğraflar ve albümlerle dolu bir müzeyi andırıyordu; sohbetimizde bu zenginliklerden bölümler paylaşılmıştı. Bir müze kurabilirsiniz demiştim, o da tebessümle “Benden sonra çocuklar karar verirler” diye yanıtlamıştı.
CUMHURİYET’TE ÇIKAN RÖPORTAJDAN… – Uzun bir yol sizin yolunuz, yolda devam edenler, duraklarda inenler, unutamadıklarınız, anılar, eski dostlar desem size, ne dersiniz? dediğimde Haldun Dormen, unutamadığı insanların çokluğundan söz etti: kaybettiklerimiz var, hatıralar çoook fazla ve bazen hatırlamak güçleşiyor. Adile Naşit’in belgeseli yakında çekiliyor diye bahsederken, onunla kurulan dostlukların ve iş birliğinin ne denli kıymetli olduğu üzerinde durdu.

HALDUN DORMEN KİMDİR? 1928 yılında Mersin’de dünyaya gelen Dormen, Galatasaray Lisesi’nde gençlik yıllarında sahneye adım attı ve lise eğitimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatroya dair ilk adımlarını Amerika’da Yale Üniversitesi’nde atıp yüksek lisansla mecrasını güçlendirdi. İstanbul’a döndüğünde ise Dormen Tiyatrosu’nun temellerini attı ve Türkiye tiyatrosunun şekillenmesinde öncü rol oynadı. 1955 yılında Dormen Tiyatrosu’nun ilk oyunu Süreyya Sineması’nda sahnelendi; kısa süre sonra Papaz Kaçtı ile bu tiyatronun adı dile geldi.
İki on yıla yayılan dönemde pek çok yetenekli ismi sahneye kazandırdı; Erol Günaydın, Altan Erbulak, İzzet Günay gibi isimler onun ekolünün ürünleriydi. 1962’den itibaren Ses Tiyatrosu’nda uzun soluklu çalışmalara imza attı ve siyah-beyaz sinema dünyasında da yönetmenlikler üstlendi. Televizyon ve gazetecilik alanlarında da üretkenliğini sürdürdü; Milliyet’te köşe yazarlığı yaptı, Tv programları ve sayısız projeyle televizyonda kalıcı bir damga bıraktı.
1981’de Egemen Bostancı ile tanışması ve 1984’te İdil Sineması’nı devralmasıyla Komedi Tiyatrosu yıllar boyunca Dormen Tiyatrosu olarak anıldı. 2002’de ekonomik nedenlerle sahnelerini kapatan Dormen, sonraki yıllarda da oyunculuk ve yönetmenlik kariyerine kaldığı yerden devam etti. Yıllar içinde Afife Tiyatro Ödülleri’nin kurucu fikir babası olarak sahnelenen programlarda iz bıraktı; “Haldun Dormen Özel Ödülü” ise bu mirasın simgesi hâline geldi.
Yaşadığı dönemde yazdığı eserler ve sahnelediği oyunlarla kültürel mirası güçlendirdi. 2009’da Kibarlık Budalası’ndaki rolüyle yeniden sahneye adım atan Dormen, uzun yıllar Sahne Tozu Tiyatrosu’nun sanatsal danışmanlığını yürüttü ve özetleyecek olursak, tiyatro dünyasının kurucusu sayılabilecek bir figür olarak hafızalarda yer aldı.
OYUNLARI ve Eserleri arasında çok sayıda eser ve tiyatro uyarlaması bulunuyor; Almanya’dan Bir Yar Gelir, Sokak Kızı İrma, Kantocu, Gigi gibi pek çok başlık Türkiye tiyatrosunun zengin repertuarında yer aldı. Dormen’in yaşamı ve çalışmaları, sinema ve televizyon alanlarını da kapsayan geniş bir yelpazeye yayılarak, onun adını sadece bir sahne sanatçısı olarak değil, yaratıcı bir öğretmen ve kurum kurucusu olarak da öne çıkarır.












