Blue Origin, kurumsal müşterilere yönelik yeni bir uydu interneti ağı olan TeraWave ile uzaydan iletişime yeni bir soluk getiriyor. Hızlı veri iletimi ve geniş kapsama hedefiyle tasarlanan bu ağ, özellikle veri merkezleri, hükümetler ve büyük şirketler için özel olarak planlandı.

LEO yörüngesinde yer alacak 5.280 uydu ve MEO kısmında yer alacak 128 uydu ile birleşen TeraWave takımyıldızı, ağın gücünü tek bir sistemde topluyor. İlk uyduların yörüngeye yerleştirilmesi için planlar 2027’nin sonlarına kadar tamamlanabilirken, tüm sistemin kurulumu hakkında kesin bir takvim paylaşılmadı. Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) uyduları 144 Gbps civarında maksimum veri aktarım hızına ulaşabilirken, Orta Dünya Yörüngesi (MEO) birimlerinde ise 6 Tbps hız hedefi öne çıkıyor.

Karşılaştırmada, pazar lideri konumundaki SpaceX Starlink şu anda yaklaşık 400 Mbps hızlar sunuyor ve gelecek hedefleri içinde 1 Gbps seviyesine çıkış yer alıyor. Bu bağlamda Blue Origin’in TeraWave’i, mevcut altyapıya uzay tabanlı bir katman ekleyerek erişim zorluğu bulunan noktaları kapsama dahil etmeyi amaçlıyor.
Amazon’un tüketici odaklı uydu ağı tanıtımıyla kısa bir süre önce rakip hareketlenen bu alanda, iki girişim farklı ölçeklerde hizmet verirken toplamda SpaceX Starlink karşısında rekabeti güçlendirecek bir ekosistem ortaya çıkarmayı hedefliyor. New Glenn roketleriyle kurumsal yükler için kazanımlar elde eden Blue Origin, TeraWave ile beraber artık bir uydu üreticisi ve operatörü amacıyla da konumlanıyor.
Uzay tabanlı internet yarışında hız rekorlarının sık sık değiştiğini görüyoruz. Sizce bu tür yüksek hızlı uydu ağları, gelecekte karasal fibre altyapısını tamamen yerinden edebilir mi?













