Ünlü tiyatro sanatçısı ve yazarı Haldun Dormen (97), tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesinin ardından bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleşen törende anıldı. Cenaze süreciyle ilgili bilgilere göre Dormen’in cenazesi Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ndeki törenin ardından Teşvikiye Camii’ne götürülerek Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Dormen’in 72. sanat yılı kutlamaları sürerken törende ailesi ve sanat camiasından çok sayıda isim hazır bulundu. Oğlu Ömer Dormen, gelini Ayşe Arman ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileriyle birlikte sevgi dolu bir uğurlama için bir araya geldi.
Ömer Dormen, baba figürünün sanat ve toplum üzerindeki etkisini şu sözlerle özetledi: “Türk tiyatrosunun duayeni olan Haldun Abi, herkesin hocasıydı; o hepimizin önünde örnek bir yol gösterici oldu. Tiyatroya olan tutkusu, paylaşımcılığı ve kapsayıcılığıyla bizi bir araya getirdi.” Ayrıca, Dormen’in sanatın hiç kapanmayan bir perde olduğuna dair inancını vurgulayan ifadeler de törende sıkça yer aldı. Ömer Dormen, “Perde hiç kapanmayacak” diye konuştu ve babasının gençlere tiyatro eğitimi vermek konusundaki kararlılığını hatırlattı.
Konuşmalar arasında halihazırda Devlet sanatçısı unvanına sahip olan Dormen’in kariyeri ve ödülleri de hatırlandı. 1990’lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru unvanıyla onurlandırılan sanatçı, birçok festivalde de ödüller kazanmıştı.
Törene katılanlar arasında Halit Ergenç ve Nevra Serezli gibi tiyatro dünyasının önde gelen isimleri de yer aldı. Halit Ergenç, Dormen’le olan kişisel bağını ve babacan yönünü şöyle anlattı: “Haldun Abi hayatıma dokunduğu için bu sahnede olmam mümkün. Bana yol gösterdi, bana inandı ve sorumluluklar yükledi; her şey ona dayanan bir güven ilişkisiyle başladı.” Nevra Serezli ise Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna katkılarının sayısız olduğunu belirterek, kayıplarını ve ondan öğrendiklerini dile getirdi: “Yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarı ve dostumu kaybettim.”
Haldun Dormen’in cenaze töreni ve yaşamı boyunca süren çalışmaları, sanata olan bağlılığını ve genç kuşaklara aktardığı mirası bir kez daha hatırlattı. O, toplumsal değerlerle sanatı birleştiren bir eğitimci ve öncü olarak anılıyor.












