Karaman’daki Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti’nde yapılan kazılar sonucu 2023 yılında 5 adet kömürleşmiş somun ekmeğe ulaşıldı. Bu ekmekler, konservasyon için Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na götürüldü ve yaklaşık iki yıl süren çalışmanın ardından güçlendirilerek ziyaretçilere sunulmaya hazır hale getirildi.

Birinde, Yunanca yazıtlar arasında “Kutsal İsa’ya şükranla” ifadesi dikkat çekiyor ve geleneksel Pantokrator betimlemelerinden farklı olarak Hz. İsa figürü alışılmadık bir şekilde tasvir edilmiş durumda. Diğer dört ekmek üzerinde ise Malta haçı biçiminde yüzey baskıları görülen bezemeler tespit edildi. Bu ekmekler erken Hristiyan ritüellerinde kullanılan süslü arpa somunları olarak değerlendiriliyor ve Anadolu’da bugüne kadar en iyi korunmuş örnekler arasında yer alıyorlar.

Analiz ve koruma süreci Ekmeğin karbonlaşması ve taşlaşması, yangın veya aşırı ısıya maruz kalması nedeniyle şekillerini kaybetmeden günümüze ulaşmıştı. Anadolu’da nadir bulunan bu örneklerin, Ankara Laboratuvarı uzmanlarının çalışmasıyla stabilizasyonu ve korunması tamamlandı. Ekmekler üzerinde tıbbi olmayan ya da tılsımsal amaçlı kullanıma işaret eden bulgular, yapılacak analizlerle desteklendi ve süreçte ekmeklerin nemde korunmasına özel özen gösterildi.
Gözlemler ve açıklamalar Laboratuvar Müdürü Mustafa Cengiz Özduygulu, ekmeklerin mayasız olduğunu ve bir kalıba basılarak elde edilindiğini belirtti. “Bu ekmekler daha önce benzer bir figürlü örneğe rastlanmayan nadir bir çalışmayı yansıtıyor. Daha önce amor biçiminde olan ekmeklerin korunmaya ihtiyaç duyulmadığı düşünülmüş olsa da figürlü formlar, koruma açısından yeni bir Ar-Ge ihtiyacı doğurdu.” ifadelerini paylaştı. Ekmeklerin koruma amacıyla güçlendirilmesi, ziyaretçilere sunulabilir halde tutmak amacıyla iki yıllık bir çalışmayı gerektirdi.
Restorasyon ve arkeolojik bulgular Restoratör Konservatör İlknur Elyıldırım ise kazı alanında baştan fırın mı yoksa tahıl ambarı mı olduğunun belirsiz olduğuna dikkat çekti. Ekip, buluntuları nemli toprakla birlikte nazikçe çıkarmış ve ekmek olduğu sonucuna ulaşmıştı. Türkiye’de bu tür çalışmaların azlığına işaret eden Elyıldırım, ekmek için benzersiz bir çalışma yürüttüklerini ve bu süreçte kullanılan yöntemlerin artık netleştiğini vurguladı. Konservasyon ve restorasyon aşamaları tamamlandıktan sonra ekmeklerin güvenli bir şekilde ziyaretçilere sunulması hedefleniyor.













