Konuşmaların yapıldığı törende, TİHAK Başkanı Oğuz Gemalmaz, ülkenin içinde bulunduğu zorlu günlerde aklını cesaretle kullanan aydın Muzaffer İlhan Erdost ile aynı dönemde yaşamanın onurunu dile getirdi. Erdost’un anısına Türküler ve yazar Hasan Çerçioğlu’nun sözleriyle anılan anlar, sanatçı Mehmet Özer’in okuduğu şiirlerle birlikte güç kazandı. Törene TİHAK Yönetim Kurulu üyeleri, Erdost ailesi ve dostlarının yanı sıra yazar Işık Kansu da katılım gösterdi.
Muzaffer İlhan Erdost kimdir? Şair, yazar ve yayıncı kimliğiyle Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun kurucu üyelerinden olan Erdost, 18 Eylül 1931’de Tokat’ta dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde eğitim gördü; gençlik yıllarında Sivas’ta Ülke gazetesinde ilk yazısını Kemalettin Kamu üzerine bir incelemeyle yayımlayarak yazarlık yaşamına adım attı. Ardından Yücel dergisinin genç şairler bölümünde eserlerini yayımladı. Fakültede öğrenciyken Seçilmiş Hikayeler dergisinde öyküleri, Ufuklar dergisinde şiir ve yazıları çıktı. Sol eğilimli Pazar Postası gazetesinde yazılar yazdı ve burada yazı işleri müdürlüğü yaptı. Mezuniyet sonrası gazetecileriyle yaşamını sürdürdü; ayrıca kitabevi işletti ve yaşamı boyunca gazeteciliği sürdürdü.
Özellikle Ankara’da Evrim, Pazar Postası ve Ülke dergilerinde yöneticilikler üstlenen Erdost, 1958-1963 yılları arasında Ulus gazetesinde çalıştı. 1964’te kurduğu Sol Yayınları, 1971’e kadar faaliyet gösterdi ve TCK’nın 142. maddesine aykırı eylem iddiasıyla hapis cezalarına maruz kaldı. 1974 af yasasıyla serbest kaldığında yayıncılığa yeniden başladı. 12 Eylül döneminde sıkıyönetim nedeniyle gözaltına alınıp dövülerek yaşamını yitiren Onur Yayınevi’nin sahibi İlhan Erdost’un anısını yaşatmak amacıyla kendi adına kardeşinin adını birlikte kullandı. 1989’da İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Başkanlığı yaptı; ayrıca Ankara’da İlhan Kitabevi’ni işletti. 1950’lerden itibaren şiir, öykü, deneme ve eleştiri türlerinde eserler veren Erdost, toplumsal konulara, Türkiye ve Osmanlı tarihi ile tarımsal konulara odaklanarak demokrasi ve faşizm arasındaki ince çizgiyi irdelemiştir.
1952 sonrasında edebiyat dünyasındaki etkinlikleri artan Erdost, 1965’ten itibaren toplumsal sorunlar, Türkiye’nin tarihi, tarım ve demokrasi konularına yöneldi. Şairlik, öykücülük, sanatsal ve siyasal yazılarının çoğu, Son Havadis ve Cumhuriyet gazeteleri ile Hisar, Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikâyeler, Açık Oturum (tek sayı çıkan kendi yayını, Mayıs 1955), Kaynak, Mavi, Yön, Türk Solu, Dost Ülke, Papirüs, Türkiye Yazıları, Edebiyat ve Eleştiri gibi dergilerde yayımlandı. Bir yazısında İkinci Yeni şiir akımının adını koyması ve bu akımın savunucuları arasında yer alması, onun edebi vizyonunu yansıtır.













