Aslında Saloz’un Mavalı olarak bilinen eser, 1970’lerde Can Yücel’in kendine özgü üslubuyla Türkçeye kazandırıldı. Bünyesinde, Marat/Sade ve Soruşturma gibi önemli yapıtları barındıran Brecht etkisini taşıyan belgesel tiyatronun öncülerinden Weiss’e dair izler taşır. Ayrıca Derinmenin Estetiği adlı çalışmanın Türkçeye kazandırılması da Türk tiyatro düşüncesine değerli katkılardan biridir. 2020’den bu yana CAS, yani Cihangir Atölye Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor.
YANI BAŞIMIZDA ise 2017’de kurulan CAS’ın kurucuları Arzu Gamze Kılınç ve Muhammet Uzuner’in ortak çalışmasıyla sahneye taşınıyor. Saloz’un Mavalı’nın yönetmeni olarak Muhammet Uzuner görev yapıyor. Oyun, Portekiz’de 1932’de iktidara gelen Salazar’ın 36 yıllık baskıcı döneminin gölgesini sahneye taşıyor; baskı, şiddet ve sömürü unsurlarının eleştirel bir bakışla seyirciye iletilmesini amaçlıyor. Ayrıca sömürgecilik tarihi ve sınıf çatışması temaları da eserin merkezinde duruyor.
Oyunda Alper İrvan, Aylin Gündüz, Barış Kaan Güven, Berfin Karatay, Boran Özsaygı, Can Seçki, Dorukhan Kenger, Furkan Özkan, Murat Aytekin, Onur Özer, Ömercan Çelebi, Selda Uyan ve Zuhal Atalay rol alıyor. Koreografiyi Hicran Akın, ışık tasarımını Onur Alagöz üstleniyor; kukla tasarımı ve uygulanması ise Selda Uyan’a ait. Saloz’u temsil eden kukla Salazar, sahnedeki dinamiği sağlayan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor ve akışın bazı anlarında didaktik tonun kırılmasına katkıda bulunuyor. Yaklaşık 60 dakika süren oyun sonunda, hâlâ sömürü düzeninin ve faşizmin güncelliğini koruduğu sonucuna vurgu yapılıyor.
YÜCEL’İN ÖZGÜNLÜĞÜ adlı çevirinin uzun yıllar boyunca oyunun farklı tiyatro toplulukları tarafından sahnelenmesi, eserin canlılığını sürdürmesini sağlıyor. Can Yücel’in çevirisinin sahnede yarattığı “bizdenlik” ise eserin değerini giderek artırıyor. Örneğin devlet meselelerinin demokratik yoldan çözülmesi gerektiğini hatırlatan diyaloglar, metnin güncelliğini koruduğunu gösteriyor.
YAŞASIN TİYATRO… Bu sezonun son gösterimi 26 Mart’ta yapılsa da, gelecek sezon da sahnelenmeye devam etmesi planlanıyor. CAS’ın temel ilkelerinden biri olan “Kolektif düşünce ve davranışı önemsemek; beceri ve bilgi ne olursa olsun kolektif çalışmayı geliştiremeyenlerin CAS’ta mutlu olamayacağı” yaklaşımı, sahnedeki enerjide kendini gösteriyor. Bu çerçevede Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!, Neredeyse Eşittir, Joko’nun Doğum Günü gibi oyunlar ve daha niceleri izleyiciyle buluşmayı bekliyor. Program için CAS’ın internet sitesi ziyaret edilebilir. Tiyatro Günü gibi kutlamaların ardından da CAS ve sahne sanatlarına emek veren tüm tiyatrolar için dayanışmayı sürdürmek hepimizin görevi olarak kalıyor: Yaşasın tiyatro, tiyatrolar yaşasın.













