Ankara’nın köklü edebiyat buluşmalarından biri olan Ankara Öykü Günleri, bu yıl ekoloji temasını merkeze alarak yeniden şekillenen programıyla dikkat çekiyor. 23. kez düzenlenen etkinlik, 2 Nisan Perşembe akşamı Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde başladı ve açılışı Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda yapıldı. Günce Yalınkılıç’ın sunduğu geceye Yaşar Seyman, Metin Turan, Mustafa Coşar ve Mahmut Ölmez konuşmacı olarak katıldı. Program, Anadolu Müzik Kültürleri Derneği Bağlama Akademisi sanatçılarının sahne aldığı “Bozkırın Avazı, Anadolu’dan Hikâyeli Türküler” konseriyle sürerken, bu yılın odak noktası doğa olarak belirlendi; fakat ele alınan mesele yalnızca çevre sorunlarıyla sınırlı kalmıyor. İnsan-doğa ilişkisinin değişimi ve bu değişimin edebiyatta nasıl karşılık bulduğu, bugün edebiyatın yeni bir duyarlılık alanı açıp açamayacağı üzerinden tartışmalar başlatılıyor. Açılışta Metin Turan’ın “Ekolojik kriz aynı zamanda bir anlam krizidir” sözünün taşıdığı vurgu, programın yönünü net bir şekilde özetliyor. Günler ilerledikçe doğa, arka plan olmaktan çıkarılıyor ve edebiyatın asli unsurlarından biri olarak ön plana çıkıyor.
İlk günlerin bu yaklaşımı, programın başlıklarında da belirgin biçimde yansıyor. 3 Nisan Cuma oturumlarında doğanın farklı görünüşleri, genç öykücülükte doğanın kurgusu, ekoeleştiri ile distopya arasındaki tartışmalar ve Sait Faik’in öykücülüğündeki çevreci bakış ele alındı. 4 Nisan Cumartesi’de İran öykücülüğünde çevreci duyarlılık, Yaşar Kemal’in Deniz Küstü romanı ve Bilge Karasu ile Halikarnas Balıkçısı üzerine sunumlar gerçekleştirildi. 5 Nisan Pazar ise Cevat Şakir’in öykülerinde doğanın kişileştirilmesi, çağdaş Türk şiirinde çevreci düşünce ve Yaşar Kemal’e dair deneyimler öne çıkan konular arasındaydı. 7 Nisan Salı’da “Doğa ve Direniş Öyküleri” başlıklı oturum, Özer Akdemir’in konuşmasıyla ilerledi; moderatörlük Cihan Coruk’a aitti. 8 Nisan Çarşamba akşamı Lydia Davis, Cevat Şakir, Halikarnas Balıkçısı ve çağdaş Rus edebiyatı çevresinde yeni oturumlar planlandı. 9 Nisan Perşembe akşamı ise Düşkapanı Sanat Merkezi’nde “Eyvan Türküleri” konseri gerçekleştirildi. Kapanış, 10 Nisan Cuma gününde Dostoyevski’nin tabiat anlayışından Goethe ve Yaşar Kemal’e, oradan da Oktay Rifat’a uzanan bir içerik ile yapıldı. Bu yılki çerçeve, öyküyü estetik bir tür olarak görmekten öte, çağın meselelerine temas eden canlı bir alan olarak konumlandırıyor ve doğa, bellek, direniş ve dilin bir araya geldiği bu program, edebiyatın hayatla kopuk olmayan, hayatın içinden seslenen bir güç olduğunu hatırlatıyor. Bu bağlamda 23. Uluslararası Ankara Öykü Günleri, yalnızca edebiyat çevrelerini değil, günümüzün kültürel ve toplumsal tartışmalarını takip eden herkes için ilgi çekici bir buluşmaya dönüşüyor.













