Ankara tümülüslerinin toplam sayısı üzerine yapılan çalışma, bu arkeolojik zenginliğin kent hafızasındaki yerini ortaya koyuyor. TÜBİTAK destekli ve ODTÜ’nün ev sahipliğinde yürütülen proje, doğa, kültür ve insan etkileşimlerini merkeze alarak tümülüslerin kent kimliğine katma potansiyelini vurguluyor. 10 kişilik uzman ekip, 2023-2026 döneminde sahada inceleme gezileriyle yerinde kayda alma sürecini yürüttü ve bu süreç, Frig mirasına dair bilginin güncel bir çerçevede yeniden değerlendirilebilmesini sağladı. Ayrıca, Gordion’un UNESCO Dünya Mirası listesine alınması tümülüslerle ilgili ilgiyi artırdı. Proje kapsamında üç çalıştay gerçekleştirildi ve şu anda tümülüslerin yerinin belirlenmesi, sınıflandırılması ve yeniden tasnifi çalışmalarının yoğunlaşması söz konusudur. Kimlikli bir araştırma kitaba dönüşecek olan bu çalışmalar, yakın zamanda semt broşürleriyle de halka sunulacak.

Yükselen sorulara yanıt arayan bir bütüncül yaklaşım ile hareket eden çalışmalar, Frig dönemi Ankara’sını yalnızca bir yerleşim noktası olarak görmekten çıkartıp, topografya, su kaynakları ve ulaşım hatları ile birlikte ele alıyor. Böylece kent dokusundaki görünmezleşmiş Frig mirası görünür hale getiriliyor ve geçmiş ile günümüz arasında kuvvetli bir kültürel bağ kuruluyor. Bu veriler, arkeolojinin sadece geçmişi belgeleyen bir alan olmadığını; aynı zamanda kent kimliğini hatırlatan ve geleceğe dair düşünmeyi tetikleyen toplumsal bir bellek aracı olduğunu gösteriyor.

Uygarlık anıtları bağlamında ise Ankara’nın Hitit ve Frig dönemlerinden beri Anadolu’nun merkez susturuğu konumunu koruduğu vurgulanıyor. Başkent niteliğini pekiştiren bu miras, antik dönemin yönetici ve toplumsal yapısına dair önemli ipuçları sunuyor. Tümülüsler, dönemin ölçekli gömü ritüellerinin maddi kanıtları olarak öne çıkarken, mimari ve coğrafi özellikleriyle de bölgenin tarihsel yerleşim örüntülerine ışık tutuyor. 2800 yıl öncesine uzanan bu insan yapısı öğeleri, bugün arkeolojiyle sınırlı kalmayıp, kente dair derin bir tarihsel kapsayıcılık sunuyor. 1890’lardan itibaren kayıt altına alınan Ankara tümülüsleri, Cumhuriyet dönemiyle birlikte koruma sürecine alınmış ve günümüzde korunma politikalarının temel unsurlarını oluşturuyor.













