Ütopya Atölyeleri ve Sergisi
2024 yaz aylarında Baksı Müzesi, ikinci kez düzenlediği “Ütopya Atölyeleri” kapsamında ortaya çıkan özgün eserlerin sergisine ev sahipliği yapıyor. Bu atölyelerde genç sanatçılar ve büyük ustalar, doğa ve düşünce ortamında bir araya gelerek yeni ve özgün eserler üretiyorlar. Küratörlüğünü ise atölyenin katılımcılarından Amelie Strömer’in üstlendiği sergi, ziyaretçilere farklı ufuklar açmayı amaçlıyor. Doğu Anadolu’nun kültürel ve doğal bağlamında gerçekleşen bu buluşmalar, sanat eğitiminde yeni üretim ve paylaşım biçimlerini teşvik ediyor. Sergide yer alan eserler; heykel, video, performans, tekstil ve yerleştirme gibi çeşitli medya üzerinden ekolojik kırılganlık, hafıza, aidiyet ve dönüşüm gibi güncel meseleleri derinlemesine irdeliyor. Her bir sanat eseri, sanatın sadece bir ifade biçimi değil, aynı zamanda bir “hayal etme aracı” olduğunu da hatırlatıyor. Duyguların ve hayallerin harekete geçtiği, duyuların sınırlarını zorlayan bu sergi, Ekim ayına kadar Baksı Müzesi’nde ziyaretçilere açık kalacak.

Ütopya Atölyeleri Sergisi, Baksı Müzesi
Sessiz Hayatlar, Büyük Hikâyeler
Baksı Müzesi’nde izleyiciyle buluşan diğer önemli sergi ise Helga Franke’nin el emeği ürünlerinin sergilendiği “Sessiz Hayatlar, Büyük Hikâyeler” isimli sergidir. Bu sergi, 1924 doğumlu Helga Franke’nin sabır ve tutkuyla hazırladığı el işi dantel ve işlemeleriyle yaşam öyküsünü anlatıyor. Almanya doğumlu, Avustralya’da yaşayan ve Türkiye’ye gönül vermiş olan Helga Franke’nin 100 yılı aşkın yaşamı boyunca özenle işlediği bu el sanatları, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunuyor. Sergi, Baksı Müzesi kapsamında düzenlenmiştir.

“Unutulmayanlar Ölmemiştir” sloganıyla anlatılan hikâye ise, Franke’nin 1950 yılında ailesiyle birlikte Avustralya’ya göç etmesi ve uzun yıllar devlet demiryollarında çalışmasıyla başlar. Boş zamanlarında sabır ve tutku ile bu el işlerini yapan Franke’nin hayatında büyük bir dönüm noktası, 1968 yılında Avustralya’ya gelen ve onun hayatında önemli bir yer tutan Sarıkamışlı Sabahattin Tölük ile tanışması olur. Bu birliktelik, Franke’nin yaşamını ve eserlerini yeni bir anlam kazanmasına vesile olur. Franke’nin vefatının ardından, onun el emeği ürünleri, Sabahattin Tölük’ün “Unutulmayanlar ölmemiştir” sözüyle yeniden hayat bulur ve Bayburt’taki Baksı Müzesi’ne ulaşır. Tölük’ün en büyük arzusu, bu eserlerin bölgedeki genç kızlara ilham kaynağı olmasıdır. Baksı Müzesi’nin kurucusu Prof. Hüsamettin Koçan, Sabahattin Tölük’ün Helga Franke’nin anısını yaşatma çabalarına büyük önem vererek, bu serginin sadece bir el sanatı sergisi değil, aynı zamanda sadakat ve tutkunun yaşamın en değerli göstergesi olduğunu vurguluyor.













