Macar sinemasının önde gelen isimlerinden Bela Tarr, geniş perdelerde kalıcı izler bırakan bir yönetmen olarak anılır. Kendi üslubunu taşıyan eserleriyle tanınan Tarr, uzun metrajlı filmlerinde derin insanlık hâllerini ve zamanın akışını özel bir anlatım diliyle ortaya koydu.
Yaşamı boyunca birçok ödüle layık görülen Tarr, Berlinale’deki 438 dakikalık Şeytanın Tangosu filmiyle uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekti. 2000 yapımı Karanlık Armoniler, Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterildi ve Tarr’ın sinema dünyasındaki etkisini güçlendirdi. 2011 yapımı Torino Atı ise Berlinale’de Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü ile FIPRESCI Ödülü’nü kazandı; aynı yıl İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü de kendisine takdim edildi.
Torino Atı’nın ardından Tarr, uzun metrajlı film üretimini durdurma kararı alarak yeni nesil sinemacıları eğitime yöneldi. Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da 2012 yılında Film.factory okulunu kurdu ve dünya çapında atölye çalışmaları yürüttü. 2022’de Kahire Film Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 2023’te ise Avrupa Film Ödülleri’nde Akademi Başkanı ve Yönetim Kurulu Onur Ödülü’ne değin uzanan bir kazanım zincirine sahip oldu. Usta yönetmen, 37’nci Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde de Yaşam Boyu Başarı Ödülü aldı.













