Texas merkezli teknoloji girişimi AST SpaceMobile, yörüngedeki en büyük ticari uydu unvanını taşıyan BlueBird 6 uydusunu başarıyla fırlattı. Hindistan’daki Satish Dhawan Uzay Merkezi’nden kalkan LVM3 roketiyle uzaya taşınan bu dev uydu, şirketin uzay tabanlı hücresel geniş bant ağı kurma vizyonunun kilit parçalarından biri olarak görülüyor. SpaceX’in Starlink projesine doğrudan rakip olmayı hedefleyen AST, bu fırlatma ile kapsama alanı hedeflerinde önemli bir adım attı. Standart telefonlara uzaydan internet sağlama amacıyla yola çıkan BlueBird 6, yörüngede yaklaşık üç kat daha büyük bir yapıya sahip.

Uydu yörüngede tamamen açıldığında kaplayacağı alan yaklaşık 223 metrekare olacak; bu ölçekteki anten dizilimi, cep telefonlarına doğrudan uzaydan bağlanmayı mümkün kılmak için kritik bir rol oynuyor. AST SpaceMobile, bu teknolojinin ek donanım gerektirmeden standart akıllı telefonlarla çalışabileceğini vurguluyor. Geçmişte prototip uydu BlueWalker 3 ile yapılan testlerde Samsung Galaxy S22 kullanılarak uzaydan ilk 5G görüşmesi gerçekleştirilmişti; yeni nesil BlueBird uydularının ise çok daha yüksek kapasite sunacağı belirtiliyor.
Her bir uydunun 10 gigahertz bant genişliği ve telefon başına saniyede 120 megabayt veri hızı hedefleriyle ilerlediğini paylaşan şirket, 2026 sonuna kadar 45 ila 60 adet daha fırlatmayı ve başta ABD olmak üzere çeşitli pazarlarda hizmet vermeyi planlıyor. Sektörde SpaceX öncü konumda olsa da doğrudan hücreye hizmet sunma avantajıyla rekabeti çeşitlendirmeyi amaçlıyor.

İki şirket arasındaki çekişme yalnızca teknolojik değil; uyduların gökyüzünü doldurması, astronomların gece gözlemlerini engellediği gerekçesiyle eleştirilere yol açıyor. SpaceX, uydularının yörünge güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle FCC’ye başvururken, AST SpaceMobile da SpaceX’i rakiplerini sindirmeye çalışmakla suçluyor. Peki bu yeni uydu teknolojisi ve uzaydan doğrudan iletişimin gelecekte standart operatörlerin yerini alıp alamayacağı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?













