Pazar, Mart 1, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’ Filmi: Ödüller ve Sınıf Mücadelesi

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
22 Kasım 2024
Kategori : Sanat
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’ Filmi: Ödüller ve Sınıf Mücadelesi
Share on FacebookShare on Twitter

Erkan Tahhuşoğlu’nun “Döngü” Filmi ve Ödülleri

Erkan Tahhuşoğlu’nun yazıp yönettiği “Döngü”, bu yıl 31’incisi düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Film, festivalden “en iyi senaryo” ve “FİLM-YÖN En İyi Yönetmen” ödülleriyle dönerken, 35. Ankara Film Festivali’nden de “Onat Kutlar En İyi Senaryo” ile “en iyi kadın oyuncu” (Serpil Gül) ödüllerini kazandı.

“Döngü”, birbirinden farklı sosyal sınıflar arasındaki güç ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ele alıyor. Küçük burjuva temsili Ayten (Emel Göksu), gündelikçi Sevim (Serpil Gül) ve yabancı işçiler Lena (Ftesa Hazrolli) ile Vera (Shpresa Hashimi) karakterleri üzerinden, bir kaza sonrası yaşanan adalet mücadelesini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Yönetmen Erkan Tahhuşoğlu ve başrol oyuncusu Serpil Gül ile “Döngü”yü konuştuk.

‘Psikodrama’ ve Sınıf Hikayesi

‘Psikodrama’ ve Sınıf Hikayesi

Döngü’nün esin kaynağı ne oldu?

Uzun yıllardır bir sınıf hikâyesi çekmeyi arzuluyordum. Gözlemlerim ve yaşadıklarım üzerinden yola çıkarak, ilk önce Ayten ve Sevim karakterleri üzerine yazmaya başladım. Senaryo sürecinde diğer karakterler de yavaş yavaş kendini buldu ve derinleşti.

Türk işçisinin “döngüsü” ile Kosovalı “göçmen işçi” arasında kurulan ironi, kayda değer bir tercih. Bu seçimin arkasındaki neden nedir?

“Yabancı işçi” kavramı, benim için her zaman ilgi çekici bir konu oldu. Bu temanın yeterince işlenmediğini düşünüyorum; üzerine düşünülmesi gereken bir mesele. Lena ve Vera karakterleri, bu nedenle senaryoda mevcut. Yaşam koşulları ve sorunları açısından hem benzerlikler hem de farklılıklar taşıyorlar. Türkiye’de çalışan kesimin zihninde sınıfsallık kavramı oldukça bulanık. Çalışan insanlar, koşullar ne olursa olsun kendilerini şanslı hissediyorlar. Feodal ilişkilerin hâlâ geçerli olması nedeniyle “Biz bir aileyiz” anlayışı hâkim. Bu durum, sınıfsallık konusundaki algılarda belirsizlik yaratıyor. Yabancı işçilerle olan etkileşimler, zamanla bir çarpışmaya dönüşüyor ve bu çarpışma, zihniyetlerde bir sıçrama yaratıyor. “Döngü”, bir kahraman anlatısı değil; Sevim karakteri kahramanlaştırılmıyor. Sevim ile Lena ve Vera arasındaki kültürel çatışmalar, Sevim’in yol ayrımına gelmesine sebep oluyor. Yabancı işçilerin varlığı, bu nedenle senaryoda büyük bir öneme sahip.

‘Tiyatroda Rahat Salındığım Yer’

Sevim rolünü kabul ederken aklınızdan neler geçti?

Rolü çok beğendim. Senaryodan önce, tanıtım için kısa bir çekim yapılması gerekiyordu ve birkaç sahneyi okudum. Bu sahneler, filmin ana meselesini yansıtıyordu ve bu beni derinden etkiledi. Kişisel dünyamda bir karşılık buldum. Sonrasında senaryoyu okuduğumda aynı duygularla karşılaştım. Erkan Tahhuşoğlu ile tanıştığımda, onun eşit ilişkiler kuran bir insan olduğunu ve mesleki anlamda da böyle bir yaklaşımı benimsediğini fark ettim. Bu nedenle, senaryonun finalini görmesem bile rolü kabul ederdim diye düşünüyorum.

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri işçi hakları. Sevim olarak, bir işçinin haklarının döngüsünün kırıldığı ana dair önemli bir roldesiniz. Serpil Gül olarak bu konudaki hislerinizi paylaşır mısınız?

Rolüm beni oldukça sıkışmış hissettirdi. Filmin içeriği, tanıdık ve aynı zamanda üzücüydü. Ancak, filmde Sevim’in perspektifine geçtiğimizde, bir insanın ne kadar yıprandığını yeniden düşünmeye başlıyoruz. Hayatımın bilinçli döneminde, ev düzenindeki çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişki her zaman ilgimi çekmiştir. Çalışan ve çalıştıran olarak, o ilişkide farklı bir yüz ediniyoruz. Kendimizi ait hissetmediğimiz bir ortamda, arkada hissettiğimiz insanların haklarını savunmaya çalıştığımızda, ne olacağını merak ediyorum. Bu süreci öğrenmek oldukça sarsıcıydı.

Etiketler : Adana Altın Koza Film FestivaliAnkara Film FestivaliDöngüErkan TahhuşoğluFilmişçi haklarıÖdüllersenaryoSerpil Gülsınıf hikayesisosyal sınıflaryabancı işçiler
PaylaşTweet
Önceki Haber

Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’ Filmi: Sınıf Çatışmaları ve İşçi Hakları

Sonraki Haber

Coachella 2025: Müzik ve Sanat Festivali

İlgili Haberler

Haftanın Sanat ve Kültür Manzarası: Geniş Bir Perspektif

Haftanın Sanat ve Kültür Manzarası: Geniş Bir Perspektif

6 Mayıs 2025

Haftanın sanat ve kültür manzarasına geniş bir perspektiften bakın. En yeni gelişmeler, etkinlikler ve trendlerle sanat dünyasını keşfedin.

Uluslararası Adana Altın Koza Festivali’nde Kadın Hikayeleri ve Yanlış Anlaşılma Üzerine Çarpıcı Gösterimler

Uluslararası Adana Altın Koza Festivali’nde Kadın Hikayeleri ve Yanlış Anlaşılma Üzerine Çarpıcı Gösterimler

28 Eylül 2025

Uluslararası Adana Altın Koza Festivali’nde kadın hikayeleri ve yanlış anlaşılmayı çarpıcı sahnelerde keşfedici bir yolculuk.

61. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Açıklandı

61. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Açıklandı

23 Eylül 2024

61. Antalya Altın Portakal Film Festivali ödülleri açıklandı! Sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan festivalde bu yılki kazananlar ve...

Wicked: Sinemaya Uyarlanan Büyülü Müzikal ve Maria Schneider’in Duygusal Yolculuğu

Wicked: Sinemaya Uyarlanan Büyülü Müzikal ve Maria Schneider’in Duygusal Yolculuğu

26 Kasım 2024

Wicked, büyülü dünyasıyla sinemaya uyarlanan unutulmaz bir müzikal. Maria Schneider'in duygusal yolculuğuna tanık olun, dostluk, ihanet ve özlemle dolu bu...

31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni

31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni

30 Eylül 2024

31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni, sinema tutkunlarını bir araya getiriyor. En iyi filmlerin ve sanatçıların ödüllendirildiği...

Türkiye’nin Siyaset Düzlemine Mizahi Bir Bakış: ‘Oy’una Geldik’

Türkiye’nin Siyaset Düzlemine Mizahi Bir Bakış: ‘Oy’una Geldik’

20 Mart 2025

Türkiye'nin siyasi atmosferine eğlenceli bir bakış sunan 'Oy’una Geldik', mizah ve eleştiriyi harmanlayarak güncel olayları irdelemekte. Siyasetin inceliklerine mizahi bir...

Sonraki Haber
Coachella 2025: Müzik ve Sanat Festivali

Coachella 2025: Müzik ve Sanat Festivali

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası, Anne-Sophie Bertrand ile DenizBank Konserlerinde İstanbul’da buluştu

Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası, Anne-Sophie Bertrand ile DenizBank Konserlerinde İstanbul’da buluştu

28 Şubat 2026
ADSO DenizBank Konserleri: Atatürk Kültür Merkezi Aspendos’ta Verilen Set

ADSO DenizBank Konserleri: Atatürk Kültür Merkezi Aspendos’ta Verilen Set

28 Şubat 2026
CerModern’de Yeni Şimdi: Sınırları Zorlayan Çoklu Diller ve Yolculuklar

CerModern’de Yeni Şimdi: Sınırları Zorlayan Çoklu Diller ve Yolculuklar

28 Şubat 2026
Beyond the Vanishing Point: Ayasofya ve Panteon’un Diyalektiğiyle Venedik’te Bir Fotoğraf Yolculuğu

Beyond the Vanishing Point: Ayasofya ve Panteon’un Diyalektiğiyle Venedik’te Bir Fotoğraf Yolculuğu

28 Şubat 2026
İBB Şehir Tiyatroları Mart Programı: Klasikler ve Modernlerle Dopdolu Bir Aylık Sahne Sanatı

İBB Şehir Tiyatroları Mart Programı: Klasikler ve Modernlerle Dopdolu Bir Aylık Sahne Sanatı

28 Şubat 2026
L’attachement: Bağlılık Filminin Kendine Özgü Konusu ve Oyuncu Kadrosu

L’attachement: Bağlılık Filminin Kendine Özgü Konusu ve Oyuncu Kadrosu

28 Şubat 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım