Çarşamba, Şubat 25, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

Gülten Dayıoğlu’nun ‘Bende Kalmasın’ Eserinin Derinlikleri

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
23 Temmuz 2025
Kategori : Sanat
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
Gülten Dayıoğlu’nun ‘Bende Kalmasın’ Eserinin Derinlikleri
Share on FacebookShare on Twitter

Yalnızca Bir Otobiyografi Değil: Bir Toplumun Belleğinden Süzülen Sayfalar

Gülten Dayıoğlu’nun Bende Kalmasın adlı eseri, yalnızca bir yaşam öyküsü olmaktan çok daha öte bir anlatıdır. Bu kitap, toplumun hafızasından, kuşakların özlemlerinden ve çocuklukta yarım kalan düşlerden süzülerek sayfalara yansımış, içten bir iç dökme ve söz verme girişimidir. Yazarın en çok sevilen ve okurun kalbine dokunan romanı olan Fadiş’in ardından, Dayıoğlu bu kez Fadiş’in iç dünyasında gizlenmiş olanları, anlatılmamışları ve cevaplanmamış soruları kaleme alıyor. Okur, bu anlatımla birlikte, sandığımızdan çok daha derin ve insana dair gerçeklerle yüzleşiyor, hüzünlü ve anlam yüklü bir yolculuğa çıkıyor.

Fadiş’in İçinde Yatan Gülten Dayıoğlu

Bu kitap, klasik bir yaşam öyküsü değildir. Gülten Dayıoğlu, anlatıcı ile anlatılan arasında kurduğu mesafe sayesinde bir nevi koruma zırhı örerken, her satırda bu zırhı inceltiyor. Üçüncü tekil anlatım tercihi, onun kendini daha sahici ve özgün bir şekilde ifade etmesine olanak sağlıyor. Çünkü, içindeki Fadiş, asla çocuklukta kalmamış; büyümüş, direnmiş, kırılmış ama asla vazgeçmemiştir. Bu nedenle Bende Kalmasın, bir kadın yazarın kendi varlığını yeniden yazdığı ve geçmişin puslu aynasında kendine yol aradığı bir anlatıdır.

Çocukluğun Mahrem Alanları ve Hayatta Kalma Hikayesi

Gülten Dayıoğlu, çocukluğun gizemli ve mahrem alanlarını büyük bir açıklıkla gözler önüne seriyor. Henüz kundakta bir bebekken donma tehlikesi atlatan Fadiş’in, ekmek fırınına konularak hayatta kalma öyküsü, sadece bir hatırat değil, aynı zamanda yeni bir doğuş ve yeniden varoluş hikayesidir. Bu sahnede Anadolu’nun kadim efsaneleri, halk inançları ve hayatta kalma mücadeleleri iç içe geçiyor; gerçek ile düş, acı ile dirayet arasındaki sınır bulanıklaşıyor.

Toplumsal Belleğin İzleri ve Anadolu’nun Kolektif Bilinci

Bende Kalmasın, bireysel bir hikâyenin ötesinde, Türkiye’nin toplumsal hafızasında derin izler bırakan bir zaman dilimine de ışık tutuyor. 1940’ların kasaba yaşamı, halk arasında yaygın olan inançlar, kadınların sessiz ama kararlı direnişleri ve devletin umut kapılarını aralayışı… Bunlar, Fadiş’in gözünden anlatılan ve Anadolu’nun kolektif bilinçaltına ait metaforlar olarak öne çıkan unsurlardır. Dayıoğlu, bu metaforları sadece süs amacıyla değil, anlam ve iz bırakmak amacıyla kaleme alıyor. O izler, Fadiş’in bacağındaki leke gibi kolayca silinmiyor ve nesiller boyu hafızalarda yer ediyor.

Kadınlık, Yoksulluk ve Sessiz Direnişin Gücü

Fadiş’in ve onunla özdeşleşmiş Gülten’in yaşamı, kadınlık deneyiminin derin katmanlarını da gözler önüne seriyor. Cemile’nin varlığı ve ona atfedilen annelik, sadece bir fedakârlık değil, aynı zamanda güçlü bir direniş biçimidir. Hayatta kalma mücadelesi ve toplumun baskılarına rağmen umut etmek, bu güçlü kadın karakterlerin temel özelliğidir. “Bizim evimiz yok mu anne?” sorusuyla çocukların aidiyet ve yersizlik duyguları ortaya çıkar; Dayıoğlu, bu duyguları satır aralarına değil, metnin tam ortasına yerleştirerek okurun hem kendisine hem de çocukluk anılarına dokunmasını sağlar.

Hatırlamak, Anlatmak ve Helalleşmek

Bende Kalmasın, adını hak eden bir kitap. Bu anlatı, bir helalleşme ve yüzleşme metnidir. Okurla, kendisiyle, geçmişle ve susturulmuş olanla yapılan bir içsel hesaplaşmadır. Gülten Dayıoğlu, yaşamının doksanıncı yılında yalnızca yazmakla kalmıyor, aynı zamanda hatırlıyor, anlatıyor ve paylaşmak istiyor. Bu kitap, Fadiş’i tanıyanlar için bir veda değil; onunla yeniden buluşma, onu anlamlandırma fırsatı. Gülten Dayıoğlu’nun edebiyata, hayata ve direnişe dair söylemek istediği en içten ve en çıplak sözler arasında yer alıyor.

Etiketler : AnadoluanlatmaBende Kalmasınçocuk hikayeleriçocuklukFadişGülten Dayıoğluhatırlamahelalleşmekadın direnişitoplumsal hafızayaşam öyküsü
PaylaşTweet
Önceki Haber

Usta Sanatçı Göğen’in Hayatı ve Sanat Serüveni

Sonraki Haber

Ozzy Osbourne ve Metal Efsanesi

İlgili Haberler

Antigone Konseri: Bursa Şehir Tiyatrosu’nda Sahnelenen GüçlüBir Kadın Direnişi

Antigone Konseri: Bursa Şehir Tiyatrosu’nda Sahnelenen GüçlüBir Kadın Direnişi

28 Kasım 2025

Bursa Şehir Tiyatrosu'nda Antigone Konseri: Güçlü bir kadın direnişinin sahnede tekrar doğuşu, duyguyu ve direnişi aynı anda hissettiriyor.

İbrahim Demirel’in Tanıklığında Siyah-Beyaz Kareler Sergisi

İbrahim Demirel’in Tanıklığında Siyah-Beyaz Kareler Sergisi

29 Eylül 2024

İbrahim Demirel’in Tanıklığında Siyah-Beyaz Kareler Sergisi, geçmişin derinliklerine ışık tutan etkileyici fotoğraflarıyla sanatseverleri buluşturuyor. Bu sergi, anıların ve duyguların siyah-beyaz...

Kültürel Miras: Zeus’un Mermer Başı Gün Yüzüne Çıktı

Kültürel Miras: Zeus’un Mermer Başı Gün Yüzüne Çıktı

30 Temmuz 2024

Kültürel mirasın zenginliklerine bir yenisi eklendi! Zeus'un mermer başı, tarihi kalıntılar arasında gün yüzüne çıktı. Bu keşif, antik dönemlerin izlerini...

Fütursuz Denemeler: Doğa, Kent ve Beden Arasındaki Gerilimin Görsel Hafızası

Fütursuz Denemeler: Doğa, Kent ve Beden Arasındaki Gerilimin Görsel Hafızası

11 Eylül 2025

Fütursuz Denemeler: Doğa, Kent ve Beden Arasındaki Gerilimin Görsel Hafızasını keşfeden etkileyici bir sanat ve kültür deneyimi.

Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda Cumhuriyet Gazetesi’nin Rolü

Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda Cumhuriyet Gazetesi’nin Rolü

3 Kasım 2024

Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda Cumhuriyet Gazetesi'nin tarihi rolünü keşfedin. Yayıncılığın gelişimine katkıları, edebiyat dünyasındaki etkisi ve fuardaki etkinlikleri hakkında...

Alain Delon: Sinemanın Efsanevi Yüzü

Alain Delon: Sinemanın Efsanevi Yüzü

19 Ağustos 2024

Alain Delon: Sinemanın Efsanevi Yüzü, Fransız sinemasının ikonik ismi Alain Delon'un kariyerine, unutulmaz filmlerine ve etkileyici performanslarına dair derinlemesine bir...

Sonraki Haber
Ozzy Osbourne ve Metal Efsanesi

Ozzy Osbourne ve Metal Efsanesi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

Selimiye Camisi restorasyonunda yeni gelişmeler ve toplumsal tepkiler: Şeffaflık ve katılımın önemi

Selimiye Camisi restorasyonunda yeni gelişmeler ve toplumsal tepkiler: Şeffaflık ve katılımın önemi

25 Şubat 2026
İDSO ve Londra Mirası: David Cohen ve Nicolo Umberto Foron Yönetiminde Özel Deneyim

İDSO ve Londra Mirası: David Cohen ve Nicolo Umberto Foron Yönetiminde Özel Deneyim

24 Şubat 2026
Bilinçli Bir Müzik Söylemi: Stüdyo ve Sahne Arasındaki Diyalogun Canlı Performans Serüveni

Bilinçli Bir Müzik Söylemi: Stüdyo ve Sahne Arasındaki Diyalogun Canlı Performans Serüveni

24 Şubat 2026
Berlinale Töreninde Altın Ayı ve Gümüş Ayı Sevincinin Gölgesinde Türkiye’den Büyük Başarı

Berlinale Töreninde Altın Ayı ve Gümüş Ayı Sevincinin Gölgesinde Türkiye’den Büyük Başarı

24 Şubat 2026
KARA KARANLIK: Nur Gökbulut ve Özge Gökbulut Özdemir’in Toplumsal Krizleri Sanatla Buluşması

KARA KARANLIK: Nur Gökbulut ve Özge Gökbulut Özdemir’in Toplumsal Krizleri Sanatla Buluşması

24 Şubat 2026
Necati Tosuner’in Anısına: Yaşamı, Öyküleri ve Edebiyata Katkıları

Necati Tosuner’in Anısına: Yaşamı, Öyküleri ve Edebiyata Katkıları

24 Şubat 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım