Perşembe, Ocak 22, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

Habip Aydoğdu’nun Kırmızı İzleri: Bir Rengin Tanıklığı Üzerinden Yüzeyin Hafızası

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
17 Ocak 2026
Kategori : Sanat
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
Habip Aydoğdu’nun Kırmızı İzleri: Bir Rengin Tanıklığı Üzerinden Yüzeyin Hafızası
Share on FacebookShare on Twitter

Bir galerinin kapısından içeri adım atarken aslında bir yüzeye dokunuruz: Üst üste birikmiş izler, geri dönüp başlayamayan cümleler ve hızlıca sürülmüş katmanların yüzeyiyle karşılaşırız. Habip Aydoğdu’nun “Bir Rengin Tanıklığı” sergisi (Brieflyart, 13 Ocak-22 Şubat 2026), resme bakma alışkanlığını kırıp resmi bir hafıza kaydı olarak okumaya zorluyor. On yıl aradan sonra İstanbul’da yeniden kurulan bu buluş, bir dönüşten çok, bitmemiş bir anlatının kaldığı yerden sürmesi hissini taşıyor.

Kırmızı, Aydoğdu’nun dünyasında sadece bir renk değildir; o, yaşanmışlığın teyidi ve hatırlama biçiminin simgesidir. Bazen bir ıstampa izi gibi keskin ve damgalayıcı, bazen kan kadar yoğun, bazen de bir göç yolunun tozu kadar mat. Bu kırmızının başlangıcında insani bir anı saklıdır: Nusaybin’de askerlik döneminde malzeme yokluğunda dolmakalem ve ıstampa mürekkebiyle resim yapmanın mecburiyeti. Zamanla kırmızının bu “yoklukla” kurduğu bağ, bireysel tarihleri aşan bir çağrışımın parçası olur. Kırmızı artık tek başına bir renk değil; hafızanın taşıyıcısıdır.

Habip Aydoğdu’nun Kırmızı İzleri: Bir Rengin Tanıklığı Üzerinden Yüzeyin Hafızası

‘HABİP KIRMIZISI’ olarak adlandırılan bu imza, Aydoğdu’nun kırmızısını tek bir tonla sınırlamaz; istampa kırmızısı, koyu kırmızı, kan kırmızısı gibi çeşitleriyle bir skala sunar. Bazen kırmızının ardında siyah bir gölge belirir; bu gölge, gerilimi ve karşı sesi güçlendirir. İki renk yan yana geldiğinde, resim sadece estetik bir yüzey olmaktan çıkar; yaşamın çelişkileriyle yüzleşen bir alan haline gelir. İsyan ve sevgi aynı yüzeyde buluşabilir; huzur ve huzursuzluk birbirinin içine sızabilir; gurur ile kırılganlık, güç ve endişe tek bir katmanda iç içe geçer. Aydoğdu’nun işinde asıl mesele, rengin tek başına parlaması değildir; renk ile boşluğun nasıl birbirini taşıdığıdır. Boşluk, sadece “boş bırakılan yer” değildir; kuşatan bir alan, yaşanmamış bir zaman ve varlığın eşiği gibi davranır. Renk ise “şimdi ve burada”nın dürtüsünü taşır; zihnin karmaşasını ve duyumların en ince nüansını bile yüklenebilen canlı bir güçtür. Renk, boşluğun içine doğar ve aynı anda onu yutar; yüzeyin nefesini değiştirir. Bu yüzden Aydoğdu’nun tuvalleri, sade bir bakışla tüketilmez: Yaklaştıkça katmanlar çoğalır; geri çekildikçe tüm katmanlar tek bir ritme dönüşür.

Bu ritim bazen ani bir patlama gibi, bazen kontrollü bir gerilim olarak sürer. Jestler vardır, fakat rastgele değildir; her hamlenin ardında geçmişten gelen bir iz gizlidir. Yüzey, sahneleşir ve göz önüne serilir: Yaşanmış olanın hâlâ yaşayan bir sahnesi. İzleyiciye sunulan, tek bir anın fotoğrafı değil, zamanla dönüşmüş bir sürekliliktir. BİRİKEREK DÖNÜŞME Aydoğdu’nun “Sanat birikerek dönüşür” fikrini tuvalin üzerinde net biçimde görülebilir kılar: Resim bir anda ortaya çıkmaz; kendi tarihini taşır. Katmanlar, birbirini örtmek yerine birbirini çoğaltır; kırmızı zamanla yeniden yükselir ve siyah bazen susturur, bazen daha yüksek bir sesin zeminini kurar. Bu karşılaşmaların içinde “tanıklık” sadece sanatçının hayatına dair bir hatıra değildir; resmin kendi hafızasıdır. Renk, insanlığın bıraktığı izlere, uygarlıkların katmanlarına ve kolektif duyumlara da tanıklık eder. Binlerce ton arasından en eski tanıklar gibi duran kırmızı ve siyah, burada sadece boya değildir; zamanın dilidir.

“Bir Rengin Tanıklığı” ziyaretçiyi yalnızca galerinin duvarlarında gezdirmeyi amaçlamaz; yüzeyin içinde dolaştırır. Her iz, bir cümlenin eksik kalan yerini tamamlar; her katman, geçmiş ile bugün arasındaki mesafeyi daraltır. Aydoğdu’nun kırmızısı, bir kez göründüğünde akılda sadece kalmaz, daha derin bir etkiyle dokunur: İçeride bir yerde unutulmuş bir şeyi harekete geçirir. Resim bitmez; bakışın içinde sürer ve yüzeyin ötesinde devam eder.

Etiketler : Bir Rengin TanıklığıBrieflyartçağdaş resimHabip AydoğduHabip Kırmızısıİstanbulkırmızının hafızasırenk ve boşluksanat birikimi
PaylaşTweet
Önceki Haber

Bergüzar: Organik Dinlenmenin Zirvesinde Türk Halk Müziğinde Yeni Bir Dönem

Sonraki Haber

Tanıtım Etkinliği: Hanedanlar Lobisi ve ABD-Türk İlişkilerinin Geleceğine Dair Derinlemesine İnceleme

İlgili Haberler

Beyoğlu Sinemaları: Ekim Gösterim Takvimi ve Söyleşiler

Beyoğlu Sinemaları: Ekim Gösterim Takvimi ve Söyleşiler

3 Ekim 2025

Beyoğlu sinemaları için Ekim gösterim takvimi, özel söyleşiler ve filmlerle dolu bir keşif rehberi. Kaçırma!

MÜYORBİR 25. yılını ‘rüya gibi’ konserle kutlayacak

MÜYORBİR 25. yılını ‘rüya gibi’ konserle kutlayacak

30 Temmuz 2025

MÜYORBİR, 25. yılını unutulmaz bir ‘rüya gibi’ konserle kutluyor. Sanatçılar ve müzikseverler bu özel etkinliği kaçırmasın!

Nâzım Hikmet: Vatan ve Özgürlük Sevdası

Nâzım Hikmet: Vatan ve Özgürlük Sevdası

3 Haziran 2024

Nâzım Hikmet'in vatan ve özgürlük sevdasıyla dolu yaşamını ve eserlerini keşfedin. Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan şairin duygusal ve...

Duman, KüçükÇiftlik Park’ta Unutulmaz Bir Rock Şölenine Hazırlanıyor!

Duman, KüçükÇiftlik Park’ta Unutulmaz Bir Rock Şölenine Hazırlanıyor!

17 Mayıs 2024

Duman, KüçükÇiftlik Park'ta unutulmaz bir rock şölenine hazırlanıyor! Efsanevi grup, en sevilen şarkılarıyla hayranlarına unutulmaz bir gece vaat ediyor.

İstanbul’un Resmi: İş Sanat’ın Ankara’daki Büyüleyici Sergisi

İstanbul’un Resmi: İş Sanat’ın Ankara’daki Büyüleyici Sergisi

23 Eylül 2024

İstanbul’un Resmi: İş Sanat’ın Ankara’daki Büyüleyici Sergisi, sanatseverleri eşsiz bir deneyime davet ediyor. Zengin koleksiyonlar ve etkileyici eserlerle dolu bu...

Salle’nin Sanatı ve Sergi İncelemesi

Salle’nin Sanatı ve Sergi İncelemesi

16 Temmuz 2024

Salle'nin sanatını keşfedin ve en son sergisini inceleyin. Sanatseverler için kaçırılmayacak bir deneyim!

Sonraki Haber
Tanıtım Etkinliği: Hanedanlar Lobisi ve ABD-Türk İlişkilerinin Geleceğine Dair Derinlemesine İnceleme

Tanıtım Etkinliği: Hanedanlar Lobisi ve ABD-Türk İlişkilerinin Geleceğine Dair Derinlemesine İnceleme

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

Haldun Dormen’in Işığında Tiyatroyla Yoğrulan Bir Yaşam: Bir Buluşma ve Sanatın İzleri

Haldun Dormen’in Işığında Tiyatroyla Yoğrulan Bir Yaşam: Bir Buluşma ve Sanatın İzleri

22 Ocak 2026
Vahşi ve Özgür: At Fotoğrafında Mozaist Tekniğin Zaman ve Hareketle Dansı

Vahşi ve Özgür: At Fotoğrafında Mozaist Tekniğin Zaman ve Hareketle Dansı

22 Ocak 2026
Altın Başarı Ödülleri’nde Mustafa Boran Durgun’a Yılın En İyi Bestecisi Ödülü: Çeşme’nin Esintisi ve Ege’nin Ruhu

Altın Başarı Ödülleri’nde Mustafa Boran Durgun’a Yılın En İyi Bestecisi Ödülü: Çeşme’nin Esintisi ve Ege’nin Ruhu

21 Ocak 2026
Assos’ta Felsefe, Sanat ve Siyaset: Seçkin İsimlerle Öne Çıkan Dersler

Assos’ta Felsefe, Sanat ve Siyaset: Seçkin İsimlerle Öne Çıkan Dersler

21 Ocak 2026
Haluk Bilginer’e Onur Ödülü: Türkiye-Almanya Film Festivali’nde Yılın Öne Çıkan Anı

Haluk Bilginer’e Onur Ödülü: Türkiye-Almanya Film Festivali’nde Yılın Öne Çıkan Anı

21 Ocak 2026
Ulusal ve Uluslararası Karma Sergi: 38 Sanatçı, Mavi Çizgi ve Arı Kültür İşbirliği

Ulusal ve Uluslararası Karma Sergi: 38 Sanatçı, Mavi Çizgi ve Arı Kültür İşbirliği

20 Ocak 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım