Görsel ve tematik olarak kara komedi ile gerilimin iç içe geçtiği yeni bir yolculuk sunan Hizmetçi, Paul Feig’in yönlendirdiği bir hikaye olarak öne çıkıyor. New York’un banliyösünde varlık içinde yaşayan Nina ve Andrew Winchester çifti ile hapisten yeni çıkmış Millie’nin yolları, bir hizmetçi göreviyle kesiştiğinde kahramanlar arasındaki güç oyunları yavaş yavaş görünür hâle geliyor. Başlangıçta Nina’nın sırıtan dostluğu, zaman ilerledikçe çatırdayan bir tiyatroya dönüşüyor ve Millie, kendini korumak için adımlarını dikkatli atmak zorunda kalıyor.

Millie’nin varlığı, evin içindeki dinamikleri altüst ederken, Nina’nın ruh halinde başlayan dalgalanmalar, evin duvarlarında yankılanan yalanlar ve psikoz nöbetleriyle derinleşir. Andrew’ın sabırla Nina’yı sakinleştirme çabası, aşkın ve güvenin sınırlarını zorlar; Millie ise hayatta kalma mücadelesini sürdürürken bu üçlü arasındaki kırılgan dengeyi göze alır. Gerilim, iplerin kimin elinde olduğu sorusuyla ilerlerken, kim gerçeğin kurbanı olacak sorusu okuyucunun zihninde belirir.
Devamı için bir fragman niteliğinde dikkat çekici ipuçları arasında, bu yapımın daha önceki yapıtlar olan Rebecca, Stepford Kadınları, Beşikteki El ve Penceredeki Kadın gibi eserlerle ilişkilendirildiğini hatırlatır. DEVAM FİLMİ HAZIRLANIYOR ifadesiyle, izleyiciyi merakta bırakırken 2026’nın son işlemine doğru çekilecek olan ikinci bölüm için hazırlıklar hız kazanıyor.
Oyuncu kadrosunda Amanda Seyfried ve Sidney Sweeney gibi isimlerin yer alması, filmin çekim bütçesinin 35 milyon doları aştığı ve dünya çapında 133 milyon dolarlık hasılat elde ettiği dönemde projenin nasıl bir devinim kazandığını gösteriyor. Sweeney ile Seyfried’in birlikte çalışacağını duyuran yapım, Hizmetçinin Sırları adlı devam filminin senaryosunu Rebecca Sonnenshine’in kaleme alacağını ve yine Feig’in yönetmenliğinde hayata geçirileceğini belirtiyor.
Vahşi Kapitalizmin Karanlık Yüzü başlığı altında ise Güney Kore’nin Oscar adaylığı adını taşıyan Başka Yolu Yok’un hikâyesi, Park Chan-wook’un bu iki farklı usta anlatı arasında kapitalizmin insanları nasıl rekabete sürüklediğini ve bu rekabetin karakterlerin iç dünyasında nasıl kırılmalar yarattığını nasıl aktardığını öne çıkarır. Film, modern dünyanın gölgesinde savunmasız işçilerin ve ailesinin güvenliğini sağlama çabasının ahlaki ikilemlerle nasıl yüzleştiğini gözler önüne serer. Chan-Wook’un yönettiği bu yapım, Westlake’in Balta romanından uyarlama olan diyaloglar ve karakter kurgusuyla izleyiciyi, ekonomik güçlerin bireyler üzerindeki baskısını düşündürür.












