Ülkede yaşanan büyük dönüşüm müziğe de yansıyordu. Ferdi Tayfur’un Hoşça Kal adlı albümü, 21 Mayıs 1990’da Ferdifon etiketiyle CD ve kaset formatında piyasaya sürüldü ve dönemin değişimini adeta müzikle eşzamanlı olarak haber verdi. Şarkı adını taşıyan ana parça başta olmak üzere Bana Sor ve Hatıran Yeter gibi parçalarla hafızalarda yer eden bu albüm, Tayfur’un besteci kimliğini güçlendirirken Ahmet Selçuk İlkan’ın sözlerini yazdığı üç şarkıda da kendine özgü yorumu öne çıkarıyor. Hoşça Kal, Ferdi Tayfur’un kariyerinin tipik özelliklerini taşırken, o dönemin popüler müziğinde giderek belirginleşen sentetik tınılar ve dijital altyapıların ipuçlarını barındırıyordu. Nilüfer Gözalıcı’nın yapımcılığında, Özer Şenay’ın yönetmenliğinde ve Marşandiz Stüdyoları’nda kaydedilen albüm, 35 yıl sonra ilk kez orijinal kayıtlarına sadık kalınarak plak formatında basıldı. Kapak tasarımı Zafer Başaran’a ait, masteringi Kemal Alvo tarafından gerçekleştirildi ve 180 gramlık açılır kapaklı bir baskı olarak sunuldu.

CIRCUIT BLENDERS ‘LIVE’ (PUJA MUSIC PRODUCTIONS) etiketiyle sunulan bu çalışmada, serbest doğaçlama ve teknolojinin birleştiği bir sahne iki müzisyenin heyecan verici uyumunu ortaya koyuyor. Circuit Blenders’ın kurucuları Serhan Erkol (saksafon ve elektronik) ile Çağlayan Yıldız (gitar ve elektronik) uzun yıllardır birlikte çalışan bir ikili olarak live kayıttan oluşan yaklaşık 56 dakikalık bir albüm üzerinde buluştular. Doğaçlama temellerini taşıyan bu eser, sahnede birbirinden bağımsız olarak yükselen birçok müzikal etkiyi bir araya getiriyor. Parçalar tek bir plan veya kısa bir sahneyle sınırlı değil; bazen Kraftwerkvari elektro-kraut-pop’a, bazen Bill Laswell tarzı avangard dokunuşlara dönüşebiliyor. Dansa çağıran minimal techno bölümleri, IDM, glitch ve ambient seslerle zenginleşirken bu beşerî anlar, tamamen canlı şekilde kaydedildi. Mastering Çağlayan tarafından yapıldı ve sonuç, distopik bir film müziğini andıran bir atmosfer yaratacak kadar çok boyutlu ve dinleyeni içine çeken bir deneyim sunuyor. Bu albüm, evde dinlenen sakin bir ses deneyimi olarak da düşünülürken, aynı zamanda hareketli ve enerjik bir sahne performansını da içinde barındırıyor.













