28 Mart’ta Myanmar’da Gerçekleşen Güçlü Depremin Ardından Tarihi Sırlar Gün yüzüne Çıktı
28 Mart’ta Myanmar’da meydana gelen ve 7,7 büyüklüğünde olan güçlü bir deprem, sadece bölgeyi değil, aynı zamanda tarihi mirası da derinden etkiledi. Bu sarsıntı, Tada-U kasabasındaki yerin ikiye bölünmesine neden oldu ve toprakların altında yıllardır gizlenmiş olan eski ve gizemli bir yapıya ulaşılmasını sağladı. Birçok uzman, bu yapının ülkenin eski kraliyet hanedanlığı döneminden kalma, antik bir su sarayının kalıntıları olabileceğini düşünüyor.

İlk izler, 2009 yılında bölgedeki yerel halkın tuğlaları fark etmesiyle ortaya çıktı. Ancak depremin etkisiyle zeminin çatlamasıyla birlikte, bu yapıya dair daha detaylı bilgiler gün yüzüne çıktı. Şimdi, Myanmar Arkeoloji Departmanı ve Ulusal Müze’den uzmanlar, bölgedeki kazıları hızlandırarak, gömülü kalmış kalıntıları detaylıca incelemeye başladı. Günümüz arkeolojisinin en değerli bulgularından biri olan bu sitenin kalıntıları, gömülü kalmış ve zamanla toprakla bütünleşmiş unsurları içeriyor; bunlar arasında gizemli kuleler, tuğla platformlar ve yükseltici basamaklar bulunuyor.
Pura-pike adını taşıyan, palmiye yaprağı el yazmalarına göre, ülkenin eski imparatorluk döneminde inşa edilen ve hem dini hem de kraliyet törenlerine hizmet eden yapılar, bu alanlarda yer alıyordu. Bu kutsal alanlar genellikle yemyeşil mango ağaçlarıyla çevrelenmiş, görkemli törensel merdivenler ve büyük yatakhaneler içeriyordu.
Ancak bazı uzmanlar, bu yapının tam olarak bir saray mı yoksa bir manastır mı olduğunu belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Yapının boyutları ve konumu, onu Myanmar’daki en görkemli yapılar arasında gösterebilecek kadar etkileyici olsa da, kullanılan malzemelerin ve tasarım detaylarının, Mandalay bölgesindeki Inwa Varkara Ahşap Manastırı veya Shwenandaw Manastırı gibi daha mütevazı yapıları andırması, araştırmacıların farklı görüşler ortaya koymasına neden oluyor. Bu nedenle, uzmanlar, bu yapının kesin kimliğini ortaya çıkarmak için daha fazla kazı ve inceleme yapmayı planlıyorlar.
Özetle, bu olağanüstü olay, deprem sonrası ortaya çıkan ilk tarihi sır olma özelliği taşıyor ve bölgenin zengin tarihine yeni bir kapı aralayabilir. Günler ilerledikçe, uzmanlar ve araştırmacılar, bu gizemli yapının geçmişteki gerçek kimliğini ve önemini ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu keşif, Myanmar tarihinin derinliklerine yapılmış büyük bir adım olarak kabul ediliyor ve bölgenin kültürel mirası açısından büyük bir öneme sahip.













