İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla adlı eseri, üçüncü temsiliyle Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluştu. MDTist’in proje direktörü Emre Karaca ile sahneden dönen yankılar, bu çalışmanın kökenine dair sürükleyici bir sohbetin ortaya çıkmasına olanak tanıdı. Karaca, bu sezon için yeni bir proje planı olmadığını ve geçmiş sezonun yoğunluğunun etkisini şu sözlerle özetledi: “Erika Silgoner’ın MDT için koreografi yaptığı Pasyon S ile başlayan bir işbirliğini sürdürmek istedik. Önce Cinderella ve Fındıkkıran gibi fikirler akla geldi; ardından Erika, dedesinin eski Carlo Collodi’nin Pinokyo kitabını bulduğu sandıktan ilham alarak bu farklı bakış açısını önerdi. İtalyan Kültür Merkezi ile olan yakın işbirliğimiz de bu süreci şekillendirdi; Collodi’nin 200. yaşını 2026’da anma fikri, hikâyenin bu yoruma dönüştürülmesinde etkili oldu.
SENTETİK ÇOCUK başlığı altında yeniden kurgulanan eser, klasik öykünün teknolojik ve gölgeli bir çağdaş dünyada yeniden can bulmasını sağlıyor. Hikâye, eski bir televizyonun karşısında günlerini geçiren yaşlı bir adam ile ona getirilen gizemli bir “sentetik çocuk” arasındaki beklenmedik bağı takip eder. Bu bağ, iki dünyanın kapılarını aralarken baş karakterin bir nebze de olsa Gepetto’ya dönüşmesini sağlıyor. Gepetto yalnız ve kırık bir insanı temsil ederken, günümüzde karşımıza çıkan yapay zeka unsurları da yalnızlığı daha keskin bir biçimde görünür kılar. Dans, bir siparişle başlayan ve Gepetto’nun rüyasına yönelen bir yolculuğu, bir kabusun içinde sürüklenen bir dünyayla buluşturuyor. Eser, durgun yaşam ritmiyle bozan bir dönüşüm yaratıyor ve distopik bir hava estiriyor.
Erika Silgoner’in koreografisiyle sahnelenen eserin teknik kadrosunda, müzik tasarımı Murat Gökçe Özücoşkun’a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl’a ve ışık tasarımı Yasin Gültepe’ye emanet edildi. Eser, bugün ve 6 Şubat’ta Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde tekrar seyirciyle buluşacak. Prova döngüsünün öne çıkan rolleri arasında Pinokyo olarak Demet Aksular, Gepetto olarak Canberk Yıldız, Mangiafuoco olarak Erencan Karadi, Cırcır Böceği olarak Tuğçe Göncü Ceylan, Kedi olarak Ekin Ançel, Tilki olarak Ferhat Güneş, Lucignolo olarak Kamola Rashidova, Mavi Peri olarak Chiara Giorda ve yardımcı oyuncular ile kuklalar yer alıyor.
KADRO SORUNU! Türkiye’de bale ve modern dans bölümlerinde erkek dansçı sayısının azalması, konservatuvarlarda genç yetenekleri hedefleyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Mimar Sinan ve İstanbul Teknik Üniversitesi gibi kurumlarda modern dans için sadece birkaç erkek öğrenci bulunması, 3 bin başvuru yerine 300 başvuru arasında seçim yapmayı zorlaştırıyor ve yetenekli sanatçıları yetiştirme sürecini olumsuz etkiliyor.
GÜVENCE EKSİKLİĞİ Mezuniyet sonrası kalıcı kadro eksikliği ve belirsizlik, öğrencileri bu alanlardan uzaklaştırıyor. Emre Karaca’nın kariyerinde gördüğü gibi, uzun süreli sözleşmelerin azlığı, genç dansçıların güvenli bir gelecek kurmasını zorlaştırıyor. Bu durum, sadece sanatçıları değil, ailelerin çocuklara bale, piyano veya İngilizce gibi ek eğitimler sunmasını da olumsuz etkiliyor. Bakanlığın, İDOB ve DT gibi kurumların kadrolaşma sorununu çözmesi gerektiğini söylemek mümkün; aksi halde yeni nesil dansçıların yetiştirilmesi için uzun vadeli bir stratijinin hayata geçirilmesi gerekiyor.













