Post Truth projesi, Alkan Avcıoğlu’nun gençlik yıllarından bu yana iz bırakan bir keşif yolunun ürünüdür. Yapay zekâ eşliğinde tamamen üretilen bir film olan Post Truth, sinema tarihinde yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metraj olarak öne çıkar. Uluslararası prömiyeri Varşova Film Festivali’nde gerçekleşen bu film, müziklerini de aynı yenilikçi yöntemle kurarak hem CD hem plak formatlarında dinleyiciyle buluşturdu. Albüm, geleceğin seslerini 70’li yılların atmosferiyle buluşturarak dinleyiciyi geçmişin kırıntılarıyla geleceğin zihinlerinde gezdirmeye davet ediyor. Tınılar Ambient’ten BrokenBeat’e, Electronic IDM’den Techno-Pop’a uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor; distopik bir gelecek tasvirini andıran santrifüje edilmiş, robotik sesler eşliğinde sözsüz bir fısıltı ile yol alıyor.

Geleceğin sesleri, Popol Vuh’tan Kraftwerk’e, Edgar Froese’den Klaus Schulze’e uzanan etkilerle besleniyor. Adının sahte olması bu hikâyeyi gerçeklikten koparmıyor; hikâye ve müzikler artık büsbütün somut bir şekilde karşımızda duruyor. Not olarak belirtmek gerekir ki Post Truth, 37. Girona Film Festivali’nde en iyi soundtrack ödülüne aday gösterilmiştir.

Harem ‘Arabia’ (Mega Plak) etiketiyle çıkan Arabia albümünün altıncı ve yeni çalışması, Amr Diab, Khoury Marwan ve Yaşar Akpençe tarafından bestelenmiştir. Doğan Akpençe’nin düzenlemeleriyle şekillenen bu projede yapımcı olarak Ethem Zeytinkaya görev almıştır. Her enstrümanın ustalıkla işlendiği bu kayıt, ritmik ve enerjik bir performansı öne çıkarmasının yanı sıra Türk ritimlerini dünya müziği öğeleriyle başarıyla harmanlayan özgün bir tını sunuyor. Arabia, özellikle Arap bestecilerin eserlerini ön planda tutan repertuvarıyla dikkat çekiyor ve bu iki özelliğin birleşimiyle kendine özgü bir stile sahip oluyor.













