Önder Özkoç’un bestecilik kariyeri akademik çalışmalarla iç içe geçmiş zengin bir müzik serüvenidir. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde doçentlik unvanını sürdüren Özkoç, farklı enstrüman kombinasyonları ve çeşitli türlerde ürettiği eserlerle dikkat çekiyor. İlk albüm çalışması Sezişler, geçmişten günümüze uzanan bir köprü kuran bir derleme olarak karşımıza çıkıyor. İçerikte kanun ve yaylı beşli için beste edilmiş üç bölümlü konçertodan, bakır nefesli beşliye özel yazılmış bir öyküye, piyano için derin gözlemlerle dokunulan parçaya kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Bu eserler, makamlar arasındaki geçişleri ve kültürel etkileri çağdaş bir dille bir araya getirerek dinleyiciye zengin bir deneyim sunuyor. Solo kanunda Esra Berkman, yaylılar üzerinde Ceren Türkmenoğlu ile Tanay Totuk (keman), Tuğçe Baydar (viyola), Hakan Hürkan Şahin (viyolonsel) ve Gizem Sözeri (kontrbas) gibi performans ustaları bulunan icralar, projenin sanatsal güvenini pekiştiriyor. Sezişler, güncel dijital platformlarda yayımlanarak dinleyicilerin erişimine sunuluyor ve fiziksel baskısı şu anda mümkün değildir.

İlka Lichi’nin Moon Dance albümü ise elektronik sahnesinde kendine özgü bir duruş sergiliyor. İlknur takma adıyla bilinen Lichi, Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı piyano bölümünden gelen müzik yolculuğunu, İstanbul DJ Akademi’ye uzanan bir deneyimle zenginleştirdi. 2007 yılında gördüğü bir rüyanın etkisiyle aldığı İlka Lichi mahlası, sakallı dedenin Farsça adıdır ve bu kimlik, sanatçının üretiminde kendine özgü bir dönüşüm yaratıyor. Üretim sürecinde yurt içi ve yurt dışı festivallerden mekânlara uzanan performanslar, single ve EP’lerle somutlaşmış durumda. Moon Dance, beş enerjik parçası ve 31 dakikalık akışında, Ableton üzerinden oluşturulan kompozisyonlar ile Roland davul makinesi ve Behringer analog synthesizer’ın dokularını bir araya getiriyor. Her parçada hikâyelerin izleri dikkat çekiyor; özellikle kapanış parçası Losing Myself’in Enön tarafından yapılmış remiksi, albümün son dokunuşunu tamamlıyor. Bu çalışma, günümüz elektronik müzik sahnesinde nadir bulunan, dinleyiciyi sadece dans ettirmekle kalmayan bir dinlemeye davet ediyor ve Moon Dance’i öne çıkan bir yapıt olarak konumlandırıyor.













