İstanbul’un köklü sahnelerinden biri olan Şişli Tiyatrosu, geçmişiyle, toplumsal hafızayla iç içe bir sanat merkezi olarak öne çıkıyor. 1971 yılında kurulan sahne, eski kuşaklar tarafından sahneye taşınan bir miras olarak 1972’de Gazanfer Özcan ve ekibi tarafından devralınmış; 1990’ların sonlarına doğru Özcan dönemi sonrası kısa bir süre Nedim Saban’ın işletmesiyle devam etmiş, ardından Şişli Belediyesi’ne geçiş yapıp Ali Poyrazoğlu’nun yönetimine geçmişti. 2008 yılında Poyrazoğlu’nun ayrılışıyla birlikte tiyatro yaklaşık 12 yıl kapanma veya atıl kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 2020 yılında Mustafa Kalkan, kendi olanaklarıyla sahneyi yeniden canlandırdı. Ancak küresel salgın, ekonomik sıkıntılar ve teknik aksaklıklar, mekân sahibinin yüksek kira talebi karşısında tiyatronun kapanma riskini gün yüzüne çıkardı. ORTAKLAŞA YAŞAM Şişli Tiyatrosu’nun sahnesini Tiyatro Proje No2, Tiyatro Mitos, Tiyatro Merdiven ve Şişli Tiyatrosu’nun kendisi aktif olarak kullanıyor ve tiyatroyu yaşatmaya çalışıyor. Kurucular Mustafa Kalkan ile Tiyatro Proje No2’nin kurucusu R. Onur Duru ve Tiyatro Mitos’in kurucusu Şenol Önder, sahnede bir araya gelerek durumu değerlendirdi. Önder’in aktardıkları şu şekilde özetlenebilir: 2024 Kasımında meydana gelen su baskını ve kaynağının bulunamaması, üç ay boyunca tüm oyunların iptal olmasına yol açtı. Bu süreçte oluşan borç yükü 990 bin liraya kadar çıktı ve dava süreciyle karşı karşıya kalındı. Kiracılık süresinin beş yıl dolmasıyla kira artışına karşılık beğenilmeyen bir tutum sergilenerek karşı karşıya kalınan baskılar, tiyatro adına büyük bir sınav oluşturdu. ‘TAPUSUNDA TİYATRO YAZAN…’ Önder, sürecin içyüzünü şu sözlerle özetledi: “Bir yandan 200 bin liraya ulaşan çözümler üzerinde uzlaşı aradık, dava düştü ama avukatın baskısıyla taahhütname imzalandı. Bu taahhütname, ödemelerde aksaklık olması halinde ‘çıkarız’ denebileceği bir tehdit olarak kullanılıyor.” Kolektif bir dayanışma içinde hareket eden Şişli Tiyatrosu’nun bileşenleri, artık karşılıklı olarak mücadele etmek yerine mekânın yaşaması için enerjilerini birleştirme kararı aldı. Mustafa Kalkan, “Tapusunda ‘tiyatro’ yazan bir salonu kapattırmamak için imza kampanyası başlattık ve kamuoyunda sesinin yükselmesini sağladık. 31 Mart’a kadar ‘Şişli Tiyatrosu Yaşasın Festivali’yle bu mücadeleyi sürdürdük. Sanatçı dostlarımızın ve seyircilerin desteği, tiyatromuz için önemli bir dayanışma oldu” diyor. FİNİŞ FARKINDALIKLARI Önder ise “Burada 4-5 ayrı tiyatro prova alıyor; kolektif bir yapı içinde borçlar paylaşılırken, sponsorluklar da önemli bir rol oynuyor. Şanlı bir farkındalıkla; depo niteliğindeki talepler yerine gerçek sponsor desteğiyle kira yükünü hafifletmek istiyoruz. Belki bir kooperatif ya da vakıf kurarak tiyatronun bağımsız bir biçimde sürdürülmesini amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu. Son söz ise Duru’dan geliyor: “Sanatseverler burada bir tiyatronun var olduğunun farkında olsunlar ve bu mekânı yalnız bırakmasınlar. Avrupa Yakası’nın değerli bir parçası olduğunu hatırlasınlar.” FESTİVALLE DAYANIŞMA 16 Şubat’ta başlayan ve 31 Mart’a kadar devam eden “Şişli Tiyatrosu Yaşasın Festivali” ise mekânın ticari bir depoya dönüşmesini engelleme amacıyla dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında klasik ve çağdaş oyunlar, çocuk oyunları, konserler ve stand-up gösterileri bulunuyor. Seyirciler biletleri biletinial üzerinden satın alabilir ve farklı bağış seçenekleriyle bu dayanışmayı destekleyebilir. Programda “Kamyon”, “Burda Olmaz”, “Büyük Plan”, “Yan Rol”, “Yerma”, “Hayal Satıcısı”, “Ben Deniz”, “Yetim” ve “Celile” gibi oyunlar sahnelenecek.
Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü: Bahçe Galata ve Arsız Kumpanya’nın ödülle buluşması
Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü Bahçe Galata ve Arsız Kumpanya’nın buluşmasıyla tiyatroya yeni bir soluk getiriyor.












