Gazeteciler Cemiyeti, Yılmaz Polat’ın 2025 Meslek Onur Ödülü’nü kutlamak üzere düzenlenen tanıtım etkinliğine ev sahipliği yaptı. Moderatörlüğünü Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın üstlendiği söyleşide Polat, kitabında ABD lobiciliği ve dış politika konularını ele alarak güncel meseleleri değerlendiriyor. Etkinliğe çok sayıda basın mensubu, siyasetçi ve okurun katılımıyla Polat’ın Washington’a ilişkin gözlemleri ve eserinin referans niteliği taşıyan ipuçları paylaşılmış oldu.
TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNİ GELECEK NESİLLER İÇİN REFERANS OLARAK YAZDIM şeklinde başlayan konuşmada Polat, Gazeteciler Cemiyeti’nin Türk siyasi hayatındaki önemli rolünü vurgulayarak özgür basının kalesi olarak gördüğünü belirtti. Eserinin amacı ve uluslararası yankıları üzerinde duran yazar, 1980’lerden günümüze uzanan süreci kapsadığını ve Amerikan dış politika tarihine ilişkin referans niteliği taşıdığını ifade etti. Kitabının 19’uncu kitap olduğunu ve çoğu eserinin Kongre Kütüphanesi arşivlerinde yer aldığını hatırlatan Polat, Washington Post’tan da kendisine ulaşan ilgiye değindi.
LOBİCİLİK MESELESİ ÇOK ÖNEMLİ başlığıyla devam eden bölümde Polat, sadece dış politika üzerinde durmadığını, aynı zamanda medya dünyasının dinamiklerini de mercek altına aldığını söyledi. “Gazeteciler olarak bizler karşımızdakini yeniden yazarken bu kez kendi meslektaşlarımızı ve sistemi kaleme aldım” şeklinde konuştu.
AMERİKA’NIN MÜTTEFİKİ İSRAİL VE İNGİLTERE’DİR savını Orta Doğu’daki ittifak yapıları üzerinden irdeleyen Polat, SDG ve PYD gibi unsurların Amerika’nın teritoryal stratejisinde önemli bir rol oynadığını belirtti. Ülkelerin bu bölgedeki konumunu değerlendirirken Türkiye’nin stratejik ortaklık algısını “asıl ortaklar İsrail ve İngiltere” olarak son ifadelerle özetledi.
TRUMP BATI YARIM KÜRESİNDE HEGEMONYAYI HEDEFLEMİYOR MU? sorusu etrafında resmi raporların okunmasının gerekliliğini vurgulayan Polat, Venezuela, Grönland ve İran konularını kapsayan analizinde, ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi Raporu’na başvurmanın kritik olduğuna dikkat çekti. “Trump yönetiminin niyetleri satır aralarından okunabilir; batı yarım küresinin hegemonya hedefi bu stratejinin merkezinde yer alıyor” dedi.













