Bu bölgeye yaklaşık 4 kilometre mesafedeki kayaçlarda yer alan fosiller ve fay çatlakları, ilgi çekici görüntüler sunuyor. Antropolog Naci Akdemir, alanın Tetis Denizi’nin tortulu çökellerine sahip olduğu bir yer olduğunu belirtiyor ve bu çökellerin, Afrika-Arabistan plakasıyla Avrasya’nın karşı karşıya gelişine bağlı olarak yükselme ve alçalmalara maruz kaldığını ifade ediyor.

Akdemir’e göre Tetis Denizi’nin altındaki bu tortullar, plakaların hareketi sırasında önce doğu-batı yönünde çatlaklar oluşturmuş; daha sonra Afrika-Arabistan plakası sola (batıya) kayarken kuzey-güney yönünde de düzgün çatlaklar meydana gelmiş. Her çatlak, doğu tarafın batı tarafına göre daha hızlı ilerlediğini gösteriyor. Zaman içinde oluşan bu kırıklar birbirinden ayrılarak günümüzdeki farklı blokları oluşturmaktadır.

“Yöremizdeki Depremler Bundan Kaynaklanmaktadır” Antropolog Akdemir, bu hareketliliğin yaklaşık 250–300 milyon yıl öncesine dayandığını değerlendiriyor ve hareket hâlâ devam ediyor diye ekliyor. Buradaki deprem hareketinin, Süveyş ve Basra Körfezi’ni birleştiren eski bir hatta yer aldığına dair kanıtlar bulunmakta. Yerleşim alanı, yılda yaklaşık 10–15 milimetre kuzeye doğru kayarken, Anadolu Yarımadası bu süreçte batıya savruluyor. Bu hareket, kuzeye doğru lineer bir itki değil, batıya yönelen momentli bir itki olarak ölçülüyor. İvme yükü Hindistan’da Avrasya’ya karşılık verirken Arabistan ve Afrika’nın batısında azalıyor; sonuç olarak Hindistan’ın Avrasya üzerinde yükselttiği sırada İran ve Anadolu platoları da bu hareketi yavaşlatan bir eşlikçi oluyor.
“AKDENİZ ŞU AN GİTTİKÇE KAPANMAKTADIR” Akdemir, sahanın tortularında bakterilerden omurgalı hayvanlara kadar çeşitli fosillere rastlandığını ifade ederek, bu fosillerin bölgenin geçmişini aydınlattığını söylüyor. Çene kemiği gibi dişli yapılarla başlayıp, farklı tabakalarda omurga kemiklerine kadar uzanan buluntular söz konusu hareketlilik nedeniyle yaklaşık 5–6 milyon yıl önce günümüz manzarasına dönüştüğünü gösteriyor. Tetis Denizi’nin devamı olan Akdeniz de gün geçtikçe kapanmaya doğru ilerliyor ve bu süreç, birkaç on milyon yıl sonra Kocaköy civarında benzeri bir arazi görünümünün ortaya çıkabileceğini işaret ediyor.













