Popüler müziğin güncel dönüşümünü ele almak üzere sektör temsilcileri ve sanatçılar bir araya geldi. Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde düzenlenen panelde, “45’liklerden Dijital Platformlara: Türkiye’de Popüler Müziğin Kültürel ve Sektörel Dönüşümü” başlığı altında üretimden dağıtıma kadar olan süreçler masaya yatırıldı. Moderatör olarak İzzet Öz konuşmayı yönlendirdi; tartışmada Nükhet Duru, Bora Öztoprak, aranjör Erdem Kınay ve yapımcı Ahmet Çelenk konuşmacı olarak yer aldı. Müzik üretiminin mevcut dinamiklerini ve dinleyici alışkanlıklarındaki değişimleri ele alan etkinlikte teknolojinin müzik kültürü üzerindeki çok yönlü etkileri değerlendirildi.

Burhan Şeşen önderliğindeki MÜYORBİR Yönetim Kurulu, açılışta devletin sanatı ve sanatçıyı koruma sorumluluğuna değinerek, meslek birliklerinin lisanslama ve gelir dağıtımı gibi temel görevlerini hatırlattı. “Bugün bu alanda özel bir uygulama geliştirdik: 60 yaş üstü üyelerimize dağıtımlardan yüzde 10 pay ayırıyoruz” şeklinde konuştu.

Üretimin ve sahnelenmenin sınırlarını zenginleştiren mesajlar panelde ön plana çıktı. Nükhet Duru, melodik zenginliğimizin köklerinin Türkiye’den geldiğini vurgulayarak, “Ürettiğimiz bestelerin bu topraktan çıktığını açıkça gösterelim; içerdiği soslar bile Türkiye kökenli olsun” diye ifade etti. Avrupa ve Amerika’ya kıyasla melodi çeşitliliğinin ülke topraklarımızda daha belirgin olduğuna işaret etti. Bora Öztoprak ise sanat üzerindeki baskı ve sansürün uzun zamandır var olduğunu belirtip, birlik olmanın önemine değindi.

’Sanal Artiste Hazır Olalım’ başlığıyla konuşan aranjör Erdem Kınay, yapay zekanın birkaç yıl içinde müzikte yeni imkanlar yaratacağını düşündüğünü söyledi. Sanal sanatçıların fan grupları oluşabileceğini, konser deneyimlerini dijitalde sürdürebileceklerini belirtti. Yapımcı Ahmet Çelenk ise dijital dönüşümün üreticileri ve eser sahiplerini kolaylaştırdığını vurguladı; yapay zeka ile üretilen eserlerin artık “eser” olarak adlandırılması gerektiğini, katkıda bulunan aranjör ve prodüktörlerin dahil olmasıyla gerçekten bir üretimin çıkacağını ifade etti. Hakların korunmasının bu sürecin en kritik unsuru olduğunu da sözlerine ekledi.













