Güç, kuvvet, asalet ve zarafet; dostluk, yoldaşlık, sadakat ve güven; dilek, ölüm ve yaşam… Ancak özgürlük, atları tanımlayan en kapsayıcı sözcük olarak öne çıkıyor. Fotoğraf sanatçısı A. Halim Kulaksız, mimari çekimlerinde kullandığı özgün mozaist tekniğini bu kez doğanın en hareketli unsuru olan atlar için yeniden uyarlıyor. Piramid Sanat’ta açılan “Vahşi ve Özgür” sergisi, atların içsel kinetik enerjisini fotoğrafın durağanlığına nasıl taşıyabileceğini sordu ve bu sorudan doğan görselleri ziyaretçilerle buluşturdu. Açılışa Küba İstanbul Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas ile Ingrid Lopez Lopez’in yanı sıra sanat ve kültür dünyasından çeşitli isimler katıldı. Serginin ziyaretçiler için 8 Mart’a kadar açık olması planlanıyor.

TİTİZ BİR ÇALIŞMA Dikkati ilk çeken şey, sergi katında görülen büyük uğraşın izleri oluyor. Kapadokya’nın sert coğrafyasında, atların “vahşi” ve “özgür” anlarını yakalamak için uzun saatler koşan Kulaksız, ardından elde ettiği kareleri mozaist tekniğiyle bilgisayarda yeniden oluşturarak dikkate değer bir görsel zenginlik ortaya koyuyor. Kendisine bu fikrin kökenini sorduğumuzda şu yanıtı veriyor: İzleyicinin doğayı sadece manzaraya bakılan bir alan olarak görmesini istemiyoruz; doğa, her biri kendi içinde bütünlük oluşturan parçaların birleşimiyle evrensel bir organizmadır. Mozaist, uzaktan bakınca tek bir bütün gibi görünürken yaklaştıkça binlerce parçaya ayrışır ve her parça, bütünü oluşturan küçük bir unsuru temsil eder. Ziyaretçiler sergiden ayrılırken vahşi doğaya duyulan hayranlığın yanında bu özgürlüğün kırılganlığına dair bir sorumluluk hissi de taşıyorlar.
MATEMATİKSEL ESTETİK Serginin oluşum süreci iki aşamada ele alınıyor. İlk aşama, kareyi yakalama süreciyle ilgili; günlerce süren sabır ve doğa ile kurulan temasları kapsıyor. İkinci aşama ise mozaist üretiminin uygulanması: yüzlerce hatta binlerce alt fotoğraf, ana imajın dokusu ve tonu için titizlikle seçiliyor ve bir araya getiriliyor. Bu süreç yalnızca teknik bir yazılım işlemi değil; her parçanın bütüne olan estetik bağı özel olarak denetleniyor. Kulaksız, her eserin kendi içinde binlerce anı barındırdığını ve tüm sürecin kendi ellerinde bilgisayar başında yürütüldüğünü ifade ediyor.
MATEMATİKSEL ESTETİK Küratör Coşar Kulaksız ise sergiyi üç temel ayak üzerine kurduğunu belirtiyor: DİNAMİZM: Hareketin doruğa ulaştığı anlar; DİNGİNLİK: Doğadaki sessiz bekleyiş ve vakar; GEOMETRİ: Mozaist tekniğinin doğal fraktallarla uyum içinde oluşan doku zenginliği. Bu çerçeve, ziyaretçiyi sadece bir fotoğraf sergisiyle sınırlı tutmuyor; doğanın matematiksel estetiğiyle örülmüş bir hikayeye davet ediyor.













