Sinema tarihinin ağır yükünü omuzlamak hiç kolay değildir; yine de bu yük, bugün sinemanın gönlünde taşıması gereken bir sorumluluk olarak karşımızdadır. Yedinci sanat, bugün 130 yaşında; Venedik Film Festivali ise 93 yıldır aynı mekânda, Lido Adası’nda doğup büyümeye devam ediyor. Geçmişin izleriyle dolu bu mekân, bugün de sinemanın ufkunu genişletmeye geliyor. La Grazia adlı yapımla açılışı yapılacak olan 82. Venedik Film Festivali’nin amacı, yalnızca Altın Aslan adaylarını belirlemek değil, dün ile bugünü birbirine bağlamaktır.
Bu akşam törenin iki onur konuğu var: 1990’ların başından beri kameralar önüne çıkmaktan vazgeçmiş efsanevi Hollywood yıldızı Kim Novak ve yaratıcı Alman sinemasının çılgın kalemi Werner Herzog. Herzog bu yıl ödülünü sahnede Francis Ford Coppola’nın elinden alacak. Novak ise önümüzdeki günlerde festivalde konuk olacak.
Origin başlığı altındaki bu bölümde TEMA: YAPAY ZEKÂ ön planda. Resmi açılıştan bir gün önce düzenlenen geleneksel “ön açılış” gecesinde iki ayrı kısa film birlikte gösterilecek. İlk olarak, Fransız fotoğrafçı ve yönetmen Yann Arthus‑Bertrand’ın çevreye duyarlı yaklaşımıyla bilinen Origin adlı otuz dakikalık çalışması dünya prömiyerini yapıyor. Arthus-Bertrand’ın Human (2015) ve Woman (2019) gibi eserleri de festivalde yer alırken, Venedik Mimarlık Bienali için hazırladığı bu kısa çalışmanın uzun versiyonu da izleyiciyle buluşacak.
BİLİNÇLİ SORUMLULUK vurgusuyla devam eden akşam yemeği sonrasında, ikinci ön açılış filmi olarak sinema tarihinin zarif bir sayfası olan Queen Kelly (1929) yeniden restoration ile perdede yeniden parlıyor. Viyana kökenli Yahudi asıllı Alman yönetmen Erich von Stroheim’ın bu başyapıtı, geçmişle günümüzü bir araya getiriyor ve bu çift ön açılış, bahsedilen bilinçli sorumluluğun somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Şimdi karşımızda 21 Altın Aslan adayı bulunuyor. Jürinin başında, toplumsal tartışmalara yol açan Alexandre Payne başkanlığında toplanan ekipte Fransız yönetmen Stéphane Brizé, İtalyan Maura Delpero, Romanyalı Cristian Mungiu ve İranlı Mohammad Rasoulof gibi isimler yer alıyor. Ayrıca Brezilyalı oyuncu ve yazar Fernanda Torres da jüride bulunuyor. Eylülün dördünde başlayacak bu heyecanlı büyük buluşmada, yaratıcı sinemanın farklı sesleri bir araya gelecek. Ve elbette, E la nave va (Ve gemi gidiyor) söylemiyle sinemanın yolculuğu sürmeye devam ediyor.