Havacılık endüstrisi, yapısal parçaların üretim biçimini köklü şekilde dönüştürüyor. Geleneksel olarak metal blokların oyulması veya dövülmesiyle elde edilen parçalar, artık tel bobinlerinden türetilen bir üretim yöntemiyle imal ediliyor. Airbus, geleceğin uçaklarını tasarlarken bu yenilikçi yaklaşımı fabrikalarında uygulamaya koyuyor ve üretim standartlarını yeniden belirliyor.

Tel Yönlendirilmiş Enerji Biriktirme (w-DED) adı verilen gelişmiş bir 3D baskı tekniğiyle, kısa sürede yüksek dayanımlı titanyum parçaları elde etmek mümkün oluyor. Bu yöntem, geleneksel üretim süreçlerine kıyasla çok daha az malzeme israfı ile çalışarak yapısal uçak parçalarını katman katman oluşturuyor. Enerji kaynağı olarak lazer, plazma veya elektron ışını kullanılarak tel bobini eritiliyor ve yüzeyle kaynaştırılıyor; nihai parçalar, yakın bir tasarımda çıktıktan sonra sadece ufak bir tamamlama işlemiyle uçuşa hazır hale getiriliyor.

Havacılıkta metal 3D baskı yaklaşık on yıldır var olsa da genelde küçük parçaların üretiminde kullanılıyordu. Ancak w-DED teknolojisi, Airbus’a yedi metre uzunluğunda büyük yapısal titanyum parçaları üretme kapasitesi sunuyor ve saatte üretim hızını önemli ölçüde artırıyor. Titanyumun yüksek güç ve hafiflik avantajı nedeniyle uçaklarda vazgeçilmez olduğunu biliyoruz; fakat bu hammadde geleneksel yöntemlerle büyük oranda atık oluşmasına yol açıyordu. w-DED sayesinde parçalar, nihai tasarıma çok yakın bir formda “büyütülerek” üretildiği için atıklar önemli ölçüde azalıyor.

Airbus, A350 ailesinin kargo kapısı çevresindeki parçaları için bu teknolojiyi seri üretime entegre etti. Geliştirilen parçalar, mevcut bileşenlerle fonksiyonel olarak eşdeğerlik gösterse de maliyet açısından belirgin tasarruflar sunuyorlar. Gelecekte kanatlar ve iniş takımları gibi daha kritik alanlarda da bu teknolojinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca bu süreç, “DED için tasarım” kavramını da öne çıkarıyor: mühendisler artık birden çok parçanın bir araya gelmesini gerektirmeyen, tek parça halinde basılan bütünleşik tasarımlar üretebiliyor.
Bu yaklaşım tedarik zincirini basitleştirirken montaj işçiliğini azaltıyor ve üretim döngüsünü önemli ölçüde kısaltıyor. Airbus ve ortakları, kritik parçalar için bu teknolojiyi geliştirmeye ve farklı enerji kaynaklarını denemeye devam ediyor. Sektörde üretim standartlarını değiştirecek bu gelişmeler, maliyet ve hız açısından büyük potansiyel vadediyor. Siz bu yeni üretim yöntemi hakkında ne düşünüyorsunuz? 3D yazıcılar gelecekte uçak üretiminin tamamını üstlenebilir mi?













