Perşembe, Şubat 12, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

Yaşlanma Sürecindeki Dönemler: Stanford Üniversitesi Araştırması

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
19 Ağustos 2024
Kategori : Bilim
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
Yaşlanma Sürecindeki Dönemler: Stanford Üniversitesi Araştırması
Share on FacebookShare on Twitter

Yaşlanma Sürecinde Yeni Bir Bakış Açısı

Araştırmacılar, yaşlanmanın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalışırken, aynı zamanda bu süreci yavaşlatmanın yollarını da keşfetmeye yönelik çabalarını sürdürüyorlar. Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çığır açıcı bir araştırma, bazı bireylerin yaşamları boyunca hissedebilecekleri belirli bir duyguyu açıklayan kanıtlar ortaya koydu.

Yaşlanma sürecinin sürekli ve yavaş bir şekilde ilerlediği düşünülse de, bazı insanlar bir gecede yaşlandıkları hissine kapılabilirler. Vücudunuzda bir günden diğerine gözle görülür değişiklikler fark etmeyebilirsiniz. Ancak, yaşam boyunca aynı anda birden fazla değişikliğin meydana geldiği en az iki belirgin dönem vardır. Bu dönemler, insanların yaşlanmayı daha dramatik bir şekilde deneyimledikleri zamanlar olarak öne çıkmaktadır.

Stanford Üniversitesi araştırmacıları, yaşları 25 ile 75 arasında değişen toplam 108 kişinin katılımıyla 135.000 farklı molekülü inceledi. Yapılan veri analizi sonucunda, 44 ve 60 yaş civarında iki büyük değişim dalgası tespit edildi. Diğer araştırmalar, 78 yaş civarında yaşlanmada ani bir artış olabileceğini öne sürse de, mevcut çalışmada bu durumu kanıtlayacak kadar yaşlı katılımcı bulunmamaktaydı.

40’lı ve 60’lı Yaşlar: Dikkat Edilmesi Gereken Dönemler

Stanford Üniversitesi Genomik ve Kişiselleştirilmiş Tıp Merkezi’nin genetikçisi ve çalışmanın kıdemli yazarı Prof. Michael Snyder, The Guardian ile yaptığı röportajda, “Zaman içinde yavaş yavaş değişmiyoruz. Gerçekten dramatik bazı değişiklikler var” diyerek, “Görünüşe göre 40’lı yaşların ortaları ve 60’lı yaşların başları, dramatik bir değişim dönemi olarak dikkat çekmektedir ve bu, moleküllerin sınıfına göre değişmeden geçerlidir” şeklinde ekledi.

108 gönüllü, bir ila yedi yıl arasında değişen süre zarfında kan, deri ve dışkı örnekleri sunmayı kabul etti. Ayrıca ağız ve burun sürüntüleri de sağladılar. Bu örnekler, birkaç ayda bir toplandı. Araştırmacılar, çalışmaları için RNA, proteinler ve metabolitler gibi birçok molekül türündeki değişiklikleri dikkatlice izledi. Bunun yanı sıra, vücudun farklı bölgelerinde yaşayan çeşitli bakteri, virüs ve mantar türlerini de analiz ettiler.

Stanford ekibi, başlangıçta moleküler değişikliklerin basit bir kronolojik ilerleme ile gerçekleşmediğini keşfetti. Bunun yerine, bu değişikliklerin daha belirgin olduğu iki yaş grubu saptandı. Bu durum, 40’lı yaşların ortaları ve 60’lı yaşların başları gibi dönemlerde bir gecede yaşlanma hissini açıklamaya katkı sağlıyor.

Bulgular, bazı bireylerin bu dönüm noktalarına yaklaştıkça ve bu aşamaları geçerken neden belirli tıbbi durumlar yaşamaya başladıklarını da açıklayabilir. Ayrıca, bu iki yaş grubundaki değişimlerin her iki cinsiyet için de benzerlik gösterdiği gözlemlendi.

İlk yaşlanma dalgası, kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı molekülleri etkilerken, araştırmacılar 40’lı yaşların ortalarında kafein, alkol ve lipidlerin metabolize edilmesinde sorumlu olan moleküllerde önemli değişiklikler olduğunu da tespit etti. 60’lı yılların başındaki değişiklikler ise bağışıklık, karbonhidrat metabolizması ve böbrek fonksiyonuna bağlı moleküllerle ilgiliydi. Bilim insanları, her iki yaşlanma dalgasında da cilt ve kas yaşlanmasına dair moleküler değişiklikleri gözlemlediler.

Bu araştırmanın sonuçları, kalp hastalıkları ve Alzheimer gibi bazı hastalıkların belirli bir yaştan sonra neden aniden ortaya çıkıyormuş gibi göründüğünü açıklamaya yardımcı olabilir. Ayrıca, bu etkilerin daha derinlemesine incelenmesi, toplum sağlığı politikalarının daha etkili bir şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir.

Bu çalışma, Nature Aging dergisinde yayımlanmıştır.

Etiketler : 40'lı yaşlar60'lı yaşlarAraştırmabağışıklıkkardiyovasküler hastalıklarmoleküler değişikliklerNature AgingsağlıkStanford Üniversitesiyaşlanma
PaylaşTweet
Önceki Haber

Bu Hafta Sanat ve Eğlencede Heyecan Verici Etkinlikler

Sonraki Haber

Genç Piyanistler İkiz ve Parmakerli’nin Başarıları

İlgili Haberler

Yerçekiminin Gizemi: Yeni Gravito-Fononik Teori

Yerçekiminin Gizemi: Yeni Gravito-Fononik Teori

30 Eylül 2024

Yerçekiminin doğasını ve evrenin sırlarını keşfedin! 'Yerçekiminin Gizemi: Yeni Gravito-Fononik Teori' başlıklı makalemizle, yerçekimi ve fononların etkileşimini anlamaya yönelik yenilikçi...

Çardak Beldesi’nde Şifalı Kum Adası’na Ziyaretler

Çardak Beldesi’nde Şifalı Kum Adası’na Ziyaretler

28 Ağustos 2024

Çardak Beldesi'nde yer alan Şifalı Kum Adası, doğal güzellikleri ve şifalı özellikleri ile ziyaretçilerini cezbetmektedir. Bu eşsiz deneyimi yaşamak için...

Mükemmel Yumurta Haşlama Yöntemi: Periyodik Pişirme Tekniği

Mükemmel Yumurta Haşlama Yöntemi: Periyodik Pişirme Tekniği

8 Şubat 2025

Mükemmel yumurta haşlama yöntemini keşfedin! Periyodik pişirme tekniği ile yumurtalarınızı tam istediğiniz kıvamda hazırlayın. Pratik ipuçları ve tariflerle lezzetli sonuçlar...

Şeker Tüketimi ve Depresyon Arasındaki İlişki

Şeker Tüketimi ve Depresyon Arasındaki İlişki

16 Ekim 2024

Şeker tüketimi ve depresyon arasındaki ilişkiyi keşfedin. Şekerin ruh halimiz üzerindeki etkilerini, bilimsel araştırmalar ışığında inceleyerek sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirin.

Market Fişlerine Dikkat: Sağlığınızı Korumanın Yolları

Market Fişlerine Dikkat: Sağlığınızı Korumanın Yolları

22 Mayıs 2025

Market fişlerine dikkat edin, sağlığınızı korumak ve bilinçli alışveriş yapmak için ipuçları ve önemli bilgiler burada. Sağlıklı yaşamın yolu doğru...

Organ Nakli ve Hafıza İlişkisi: Gizemli Deneyimler

Organ Nakli ve Hafıza İlişkisi: Gizemli Deneyimler

16 Aralık 2024

Organ nakli sonrası hafıza ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar, ilginç ve gizemli deneyimlerle dolu. Bu içerikte, organ bağışının bireylerin hafızası ve...

Sonraki Haber
Genç Piyanistler İkiz ve Parmakerli’nin Başarıları

Genç Piyanistler İkiz ve Parmakerli'nin Başarıları

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

Bad Bunny’nin Super Bowl Performansı ve Porto Riko’nun Kriz Kuşağıyla Yüzleşmesi

Bad Bunny’nin Super Bowl Performansı ve Porto Riko’nun Kriz Kuşağıyla Yüzleşmesi

12 Şubat 2026
Beyond the Vanishing Point: Ayasophya’dan Pantheon’a Mimarlık ve Hafızanın İzinde

Beyond the Vanishing Point: Ayasophya’dan Pantheon’a Mimarlık ve Hafızanın İzinde

11 Şubat 2026
İstanbul’da Beşeri ve Kültürel Bilimlerde Küresel İşbirliği: Beş Enstitünün Konferans Serisi

İstanbul’da Beşeri ve Kültürel Bilimlerde Küresel İşbirliği: Beş Enstitünün Konferans Serisi

11 Şubat 2026
Aydınlanma ve Modern Düşünce Arcında Assos’ta Felsefe: Oturumlar ve Tartışmalar

Aydınlanma ve Modern Düşünce Arcında Assos’ta Felsefe: Oturumlar ve Tartışmalar

11 Şubat 2026
İlerleme Arayışı: Yıkım İçinde Ailenin ve İnsanlığın Gölgesi

İlerleme Arayışı: Yıkım İçinde Ailenin ve İnsanlığın Gölgesi

11 Şubat 2026
Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü: Ayşegül Yüksel’e İlk Sahiplik ve Anma Töreninin Sanatsal Mirası

Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü: Ayşegül Yüksel’e İlk Sahiplik ve Anma Töreninin Sanatsal Mirası

11 Şubat 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım