Salı, Şubat 24, 2026
Entelektüel Dünya
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
Entelektüel Dünya
Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster

Grönland’dan yayılan gizemli sinyalin kaynağı belli oldu

Entelektüel Dünya Yazar : Entelektüel Dünya
29 Temmuz 2025
Kategori : Bilim
Okuma Süresi : 3 dakika
A A
Grönland’dan yayılan gizemli sinyalin kaynağı belli oldu
Share on FacebookShare on Twitter

Geçtiğimiz yılın Eylül ayında, dünya genelinde sismolojiyle ilgilenen bilim insanları olağanüstü bir durumla karşılaştı. Dünya üzerindeki çeşitli ölçüm cihazlarında, her 90 saniyede bir tekrarlayan ve belirli bir frekansta olan garip bir sismik sinyal tespit edildi. Bu sinyal, dokuz gün boyunca kesintisiz şekilde kayda alındıktan sonra aniden ortadan kayboldu ve yaklaşık bir ay sonra, tekrar ortaya çıktı. Ancak bu ikinci döngü, bir hafta boyunca sürdü ve sinyalin frekansı sabit kaldı: 10,88 milihertz. O zamanlar, bu olayın neden kaynaklandığı konusunda bilim dünyasında büyük bir belirsizlik hakimdi ve uzmanlar, bu gizemli titreşimin kaynağını açıklayamadı.

Oxford Üniversitesi’nden uzmanlardan oluşan bir araştırma ekibi, bu bilinmeyen ve karmaşık sinyalin ardındaki olası nedenleri çözmek adına kapsamlı bir çalışma başlattı. Başlangıçta, bazı teoriler, sinyalin Grönland’ın doğusunda, ulaşılması güç ve erişimi zor bir bölgede gerçekleşen büyük heyelanların sonucu olabileceğine işaret ediyordu. Bu heyelanların, bölgede iki büyük tsunamiye neden olduğu, ardından oluşan dev dalgaların fiyort içinde sıkışarak, suyun ileri-geri hareketleriyle seiche adı verilen doğal su salınımı fenomenine yol açtığı düşünülüyordu. Ancak, bu hareketlerin sadece teorik olarak var olduğu ve doğrudan gözlemlerle doğrulanmadığı biliniyordu.

Uydu Gözlemleri ve Yeni Kanıtlar

Ancak, bu gizemi çözmekte kritik rol oynayan gelişmiş uydu teknolojileri sayesinde, bu hareketlerin gerçekliği ilk kez doğrudan gözlemlendi. Aralık 2022’de yörüngeye yerleştirilen SWOT (Surface Water and Ocean Topography) adlı yüksek çözünürlüklü uydu, bu çalışmada adeta bir dönüm noktası oldu. Önceki uydular, sadece belirli bir noktadaki su yüksekliğini ölçerken, SWOT geniş alanları tarayabilme özelliği sayesinde, suyun yüzeyindeki küçük değişimleri bile tespit edebiliyor. Bu uydunun kalbinde yer alan ve KaRIn (Kara Radar İstasyonu) adlı radar sistemi, su yüzeyindeki en küçük dalgalanmaları bile fark edebiliyor. Ekip, bu verileri kullanarak, Dickson Fiyordu’nda oluşan su hareketlerini detaylı bir şekilde haritalandırdı ve analiz etti. Bu haritalar, fiyordun bir ucunun diğerine kıyasla yaklaşık iki metre daha yüksek olduğunu ve su yüzeyinde belirgin bir eğim oluştuğunu ortaya koydu. Üstelik, bu eğimin zaman içinde değiştiği ve yön değiştirdiği gözlemlendi. Bu bulgular, suyun ileri-geri hareket ederek, gerçekten de seiche fenomenini oluşturduğunu açıkça gösterdi.

Verilerin kapsamı yalnızca yüzeysel değil; ekip, hava durumu ve gelgit verilerini de karşılaştırarak, sinyallerin rüzgar ya da gelgit etkilerinden kaynaklanmadığını kanıtladı. Aynı zamanda, binlerce kilometre uzakta, yer kabuğundaki küçük titreşimler de saptandı ve bu titreşimlerin, su hareketleriyle zamanlamasıyla uyumlu olduğu belirlendi. Bu bütünsel yaklaşım, sinyalin kaynağının fiziksel su hareketleri olduğunu netleştirdi ve bu hareketlerin, bilim insanlarına yeni bilgiler sağladı.

Gelişmiş Analiz ve Gelecek Perspektifi

Makine öğrenimi ve istatistiksel analiz teknikleri kullanılarak, dalgaların ilk yüksekliğinin yaklaşık 7,9 metre olduğu hesaplandı. SWOT uydusunun bazı anları kaçırması durumunda, araştırmacılar eksik verileri istatistiksel yöntemlerle tamamladı ve bu sayede elde edilen bilgiler daha güvenilir hale geldi. Bu teknolojik gelişmeler, uzak ve erişimi zor bölgelerdeki olayların daha yakından izlenebilmesine olanak tanıyarak, iklim değişikliğinin etkilerini anlamada ve doğal afetleri önceden tespit etmede büyük bir avantaj sağlıyor.

Research ekibinden Thomas Monahan, bu tür gelişmiş uydu sistemlerinin gelecekte, iklim krizleri ve doğal afetlerle mücadelede ne denli kritik olabileceğine dikkat çekiyor: “İklim değişikliği, uzak ve zor ulaşılabilen bölgelerde çok hızlı ve yıkıcı etkiler bırakıyor. Bu nedenle, bu yeni nesil uydu teknolojileri sayesinde, daha önce ölçemediğimiz olayları takip edebiliyor ve önlem alabiliyoruz.”

Prof. Thomas Adcock ise, bu teknolojilerin, geçmişte yalnızca tahminlerle sınırlı kalan olaylara dair daha doğrusu ve gerçek zamanlı bilgiler sunabileceğine vurgu yapıyor: “Bu çalışma, tsunamiler, fırtına dalgaları ve diğer sıra dışı deniz olayları hakkında çok daha derin ve detaylı bilgi edinmemize imkan tanıyacak bir adım. Bu sayede, afetlere karşı daha hazırlıklı olabilir ve insan yaşamını koruma şansımız artar.”

Etiketler : bilimsel araştırmadeniz hareketlerideniz teknolojisiDickson Fiyordudoğal afetleriklim değişikliğiiklim etkilerimakine öğrenimiseichesismik sinyalSWOTtsunamiuydu gözlemi
PaylaşTweet
Önceki Haber

280 metrelik binayı dev ekrana çevirdiler

Sonraki Haber

Korsanların 300 yıl önce batırdığı büyük gemi en sonunda bulundu

İlgili Haberler

Ozon Tabakası Mücadelesinde Tarihi Zafer: İyileşme Başladı

Ozon Tabakası Mücadelesinde Tarihi Zafer: İyileşme Başladı

16 Mart 2025

Ozon tabakası mücadelesinde tarihi bir zafer elde edildi. Küresel çabalarla gerçekleştirilen iyileşmeler, gezegenimizin sağlığı için umut verici bir adım. Geleceğimiz...

SS Richard Montgomery Gemi Kazası: Tehlikeler ve Çürüyen Enkaz

SS Richard Montgomery Gemi Kazası: Tehlikeler ve Çürüyen Enkaz

29 Temmuz 2024

SS Richard Montgomery gemi kazası, tehlikeleri ve çürüyen enkazıyla deniz güvenliği açısından önemli dersler sunuyor. Bu yazıda, kazanın sebepleri, etkileri...

Yok oluş sinyalleri: Yüzlerce kuş türü için zaman daralıyor

Yok oluş sinyalleri: Yüzlerce kuş türü için zaman daralıyor

29 Temmuz 2025

Yüzlerce kuş türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Doğayı koruma ve farkındalık için acil adımlar atmanın zamanı geldi.

Dünyanın Derin Denizleri: Biyolojik Çeşitlilik ve Hayatta Kalma Stratejileri

Dünyanın Derin Denizleri: Biyolojik Çeşitlilik ve Hayatta Kalma Stratejileri

19 Mart 2025

Dünyanın derin denizlerinde bulunan biyolojik çeşitlilik ve bu ekosistemlerin hayatta kalma stratejileri keşfedin. Derin deniz canlılarının adaptasyon yetenekleri ve yaşam...

Tuataralar: Üç Gözlü Sürüngenlerin Gizemi

Tuataralar: Üç Gözlü Sürüngenlerin Gizemi

29 Temmuz 2024

Tuataralar, üç gözlü sürüngenler olarak bilinen ilginç yaratıklardır. Bu içerikte, tuataraların benzersiz özelliklerini, yaşam alanlarını ve bilim dünyasındaki yerlerini keşfedin....

Güneş Sistemi’ne yaklaşan başıboş yıldızlar, Dünya’yı tehdit edebilir mi?

Güneş Sistemi’ne yaklaşan başıboş yıldızlar, Dünya’yı tehdit edebilir mi?

29 Temmuz 2025

Güneş Sistemi’ne yaklaşan başıboş yıldızların Dünya’ya olası tehditleri ve uzayda yaşanabilecek riskler hakkında bilinmesi gerekenler burada.

Sonraki Haber
Korsanların 300 yıl önce batırdığı büyük gemi en sonunda bulundu

Korsanların 300 yıl önce batırdığı büyük gemi en sonunda bulundu

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

İDSO ve Londra Mirası: David Cohen ve Nicolo Umberto Foron Yönetiminde Özel Deneyim

İDSO ve Londra Mirası: David Cohen ve Nicolo Umberto Foron Yönetiminde Özel Deneyim

24 Şubat 2026
Bilinçli Bir Müzik Söylemi: Stüdyo ve Sahne Arasındaki Diyalogun Canlı Performans Serüveni

Bilinçli Bir Müzik Söylemi: Stüdyo ve Sahne Arasındaki Diyalogun Canlı Performans Serüveni

24 Şubat 2026
Berlinale Töreninde Altın Ayı ve Gümüş Ayı Sevincinin Gölgesinde Türkiye’den Büyük Başarı

Berlinale Töreninde Altın Ayı ve Gümüş Ayı Sevincinin Gölgesinde Türkiye’den Büyük Başarı

24 Şubat 2026
KARA KARANLIK: Nur Gökbulut ve Özge Gökbulut Özdemir’in Toplumsal Krizleri Sanatla Buluşması

KARA KARANLIK: Nur Gökbulut ve Özge Gökbulut Özdemir’in Toplumsal Krizleri Sanatla Buluşması

24 Şubat 2026
Necati Tosuner’in Anısına: Yaşamı, Öyküleri ve Edebiyata Katkıları

Necati Tosuner’in Anısına: Yaşamı, Öyküleri ve Edebiyata Katkıları

24 Şubat 2026
33. İstanbul Caz Festivali: Konserler, Etkinlikler ve Öne Çıkan Anlar

33. İstanbul Caz Festivali: Konserler, Etkinlikler ve Öne Çıkan Anlar

24 Şubat 2026
  • Anasayfa
  • Künye
  • Hakkımızda
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • İletişim

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım

Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Göster
  • Bilim
  • Sanat
  • Felsefe
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları

© 2024 Entelektüel Dünya | Web Tasarım : Paragon Tasarım