Kalben, dokuzuncu yılını() sürdürdüğü kariyerinde, yeni albümüyle dinleyiciye hiç yoktan bir farkındalık bırakıyor. Kayıp Aşıklar Ülkesi ile dinlediğimiz her şarkıda, melodilerin ve sözlerin içinden yükselen özgünlük, eskisinden çok daha derin ve olgun bir hat üzerinde ilerliyor. Albümün karakteri, aranjör ve prodüktör çeşitliliğinin zenginliğinden doğan bir dokunuşla çeşitleniyor; her şarkı kendi hava alanında bir konuk gibi farklı enstrümanlar ve yaklaşımlarla şekilleniyor. Özellikle albümde Erkan Oğur’un katkısıyla adını taşıyan parçada, akustik ve elektro öğelerin birleşimi sıcak bir diyalog kuruyor. Kalben’in sözlerinde hayat tecrükesinin damıtılmışlığı belirginleşiyor; dinleyiciyi doğrudan kendi yaşanmışlıklarının kıvrımlarına davet eden bir anlatım bu. Türk popunun altın çağını andıran zenginlik, bu çalışma boyunca ince işçilikle işlenmiş ve baştan sona akışkan bir deneyim sunuyor.

- YAKUP ‘BINALAR’ (GELİBLUES YAPIM) başlığı altında ise bir dönemin izleri sürülüyor. Yakup Trana, Seattle’dan İstanbul’a uzanan bir yolculukla kendi sesini koruyarak dört parçalık bir EP ile geri dönüyor. Parçaların çoğu, onun kendi ev stüdyosunda veya Kadıköy’deki konaklarında kaydedilmiş; gitar partisyonlarında Can Kanat’ın da katkısı belirginleşiyor. Kendisine özgü gitar diliyle Yakup, müziğin anaakımlarına meydan okuyan bir duruş sergiliyor ve “Binalar” da bu duruşun somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.
- İstan Bul, Ne Anlamı Var, Samanlık Seyran ve Faydası Yok gibi parçalar, kısa süreliğine bile olsa dinleyiciye yoğun bir enerji sunuyor ve her notada Yakup’un üretken ve dürüst yaklaşımı hissediliyor. Başkalarının gözünde hak ettiği değeri bulamamış bir müzisyen için bile üretkenliğin ve sadakatin ne kadar kıymetli olduğunun altını çiziyor.










