Geçtiğimiz aylarda SpaceX, Starship programında ikinci kez büyük bir aksilikle karşılaştı. Booster 18, tamamen monte edildikten sonra bir ortam basıncı testi sırasında yan tarafında görülen bir yırtık neticesinde hasar gördü. Bu durum, Starship Uçuş 12 için planlanan ilk V3 güçlendiricinin montajını geciktirdi ve Booster 19’un kullanılması zorunluluğunu doğurdu. Anomali sonucunda COPV patlaması ihtimali üzerinde duruluyor olsa da SpaceX, olayın kesin nedenini açıklamadı.

Şirket şu anda güçlendiriciyi hurdaya ayırma ve test alanını temizleme sürecine girişmiş durumda. Bu gelişme, SpaceX’in yıl sonuna kadar güçlendiriciyi tamamlayarak kendi üretimini rekor kıracak bir hızla ilerleme hedefinin önünde engel teşkil ediyor. Starship’in blok yükseltmeleri geçmişine bakıldığında, karşılaşılabilecek sorunlar sıradan olarak görülüyor; ancak NASA ile devam eden sözleşme süreci ve Artemis 3 görevinin kritik zaman çizelgesi, bu tür aksiliklerin işin geleceği açısından önemini artırıyor.
Artemis 3 görevinde NASA’nın HLS sağlayıcısını değiştirmeme talebi nedeniyle endişeler yükseliyor. İnsanlı Ay inişi için gerekli aracı sunması beklenen SpaceX’in, 2027’nin sonlarına kadar Ay yüzeyine inmeyi başarabileceği konusunda güven mevcut olsa da, sürecin 2028 veya sonrası için ertelenme ihtimali tartışılıyor. Kongre, NASA’ya Ay programını önceliklendirme baskısını sürdürüyor ve Çin’in 2030 hedeflerini aşmak amacıyla rekabet avantajını korumaya çalışıyor.
Bu sırada, NASA’nın aracını hâlihazırda sürdürülen Artemis programı için güvence altına alma çabasında, SpaceX ile yarışan Blue Origin ise alternatif bir yol sunuyor. Blue Origin, iki kez başarılı uçuş gerçekleştirmiş olan New Glenn güçlendirme sistemiyle dikkat çekiyor ve insansız bir araçla bir güçlendiriciyi başarıyla geri getirme deneyimine sahip. Şirketin Blue Moon Mark 1 adlı Ay iniş aracı üzerinde çalışmaları devam ediyor ve bu araç, HLS için kullanılacak erken bir çözüm olarak değerlendiriliyor.
Blue Origin’in mevcut konumu, Blue Moon Mark 2 ile Starship’in ileri aşama yakıt ikmali testlerini desteklemesiyle birleştiğinde, Artemis programında eşsiz bir konum elde ediyor. Ancak SpaceX’in hâlâ teslimat ve entegrasyon süreçlerinde önemli bir avantajı bulunuyor: yaklaşık 49 HLS kilometre taşı tamamlandı ve milyar dolara yaklaşan finansal desteklerle ilerlemeye devam ediyor. Yine de yörüngeye çıkabilecek bir roket elde etme konusunda Blue Origin’den daha çok ilerleme bekleniyor, zira şirketin çalışmaları Blue Moon ve diğer altyapılar etrafında yoğunlaşıyor.













