Bir kentin hafızası, zamanın tozlu sayfalarında saklanan kahramanlıklar ve hüzünlerle yeniden canlanır. Bursa’nın gönülleriyle özdeşleşen Ayten Şenocak’ın yaşamı, Osmangazi Belediyesi Kültür ve Sanat Müdürlüğü’nün sahneye taşıdığı bir tiyatro deneyimiyle gün yüzüne çıktı. Net Gazete’den Zeki Baştürk’ün aktarımıyla, tiyatro binasının önünden yükselen coşkulu kalabalık, kentin kendi efsanesine sahip çıkışının somut bir göstergesi haline geldi.
ROMAN KÜLTÜRÜNDEN DERİN BİR HÜZNE Oyun, Roman kültürünün enerjisini taşıyan danslar ve müziğin etkileyici ritmiyle başladığında bile derin bir drama yolunu izliyor. Ayten ile Cümbüş Hasan arasındaki güçlü aşkın, 1950’li yılların yoksulluğu ve toplumsal baskılar karşısında nasıl sınandığı açık bir dille işleniyor. Hasan’ın kaybedişinin ardından Ayten’in aklını yitirip elinde davuluyla ve gelinliğiyle sokaklara düşmesi, oyunun unutulmaz imgelerinden biri olarak sahnede yerini alıyor.
MODERN ÇAĞA BİR SORU: AŞK İÇİN DELİREN KALDI MI? Minimal sahne tasarımı, oyunculuk ve müzik performanslarını ön plana çıkarırken izleyiciye evrensel bir soru bırakıyor: “Hızla akan modern çağda, aşk uğruna delirmeye cesaret eden var mı?” Ayten’in deliliği, sadece kaybedilen bir sevgiliye yas tutmanın ötesinde, yaşamın ağırlıklarına karşı bir başkaldırı olarak betimleniyor.
YEREL DEĞERLER SANATLA YAŞIYOR Osmangazi Belediye Başkanı ve ekibin bu çalışmadaki katkısı, yerel değerleri sanatsal bir platformla yaşatma vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yönetmen ve ışık tasarımcısından sahne çalışmasına kadar tüm ekip, gecenin sonunda alkışlarla onaylandı. Ayten’in öyküsü, heykellerin sessizliğini kırıp sahnelerin yankılarına dönüştüren bir efsane olarak varlığını sürdürdü.













