Ölümün bu dünyanın en acı ve somut gerçeği olduğu düşüncesi, Türk halk edebiyatında yer değiştirdiğinde ardında daha derin bir acı bırakır: Ayrılık. Aylin Balboa’nın Kafa dergisinde mart 2017 ile nisan 2022 arasında yayımladığı mektuplar, tek tek duygu kırıntılarını toplar ve bu parçaları bir araya getirerek “Bu Hikâye Senden Uzun Osman” adını taşıyan tek bir bütün haline getirir. Şenay Gürler’in sahne performansıyla buluşan bu eser, izleyiciyi geçmişe götüren samimi bir dönüşüm öyküsünü sahneye taşır.
Kahramanımız, eski hayat arkadaşına yazdığı mektuplarıyla kendi içsel yolculuğunu izlemek üzere bir arayışa girer. Her satır, karakterin kırılma anlarını ve yaşadığı dönüşümü kayıt altına alır; böylece anlatı kendiliğinden dev bir iç hesaplaşmaya dönüşür. Toplamda yirmi mektup, sahnede hemen hemen satır satır hayata geçirilir ve izleyiciye derinleşen bir duygu akışı sunar.
HESAP SORMA İSTEĞİ başlığıyla sahneye yayılan metnin ete kemiğe bürünmesinde Şenay Gürler’in usta tiyatroculuğu belirgin bir rol oynar. İzleyiciye doğru tonla, mimiklerle ve istenen vurgu ve hareketlerle hikâye karşılık bulur. Dekor, Rabia Kip’in modern ofis estetiği izlerini taşıyarak oyunun akışıyla bütünleşir ve Gürler’in performansıyla birleşerek anlatının olmazsa olmaz parçası haline gelir. Işık ve ses tasarımı da kahramanın duygu geçişlerini güçlendirir; ışık tasarımı Ayşe Sedef Ayter’e, ses tasarımı Güneş Bozkır’a aittir.
Oyunun programa dair günleri; Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde 6 Mart saat 20.30, Akatlar Kültür Merkezi’nde 14 Mart saat 20.30, Trump Sahne’de 23 Mart saat 20.30, Ses Tiyatrosu’nda 1 Nisan saat 20.30 ve 12 Nisan saat 18.00 ile 12 Haziran saat 20.30’da yeniden Fişekhane Ana Sahne’de seyirciyle buluşur. Türkiye programına ilişkin ayrıntılar biletinial üzerinde incelenebilir.
OLGUNLUK VE DÖNÜŞÜM oyunu izlerken akla Kübler-Ross’un beş duygu aşamasını getiren yas döngüsünün etkisi düşer. Ayrılık, bu kez ruh ve beden üzerinde derinleşen bir dönüşüm olarak sahneye taşınır. Kahramanımız önce inkâr, ardından öfke, pazarlık, depresyon ve sonunda kabullenme aşamalarını geçerek olgunlaşır; böylece aşk hikâyesi, daha geniş bir toplumsal bağlama, salgın dönemi kaygıları ve kapitalizmin yeni ritüelleriyle harmanlanan bir anlatıya evrilir.
“Kimse kendini bir şey sanmasın, bizden büyük hayat var Osman.” cümlesiyle özetlenen bu uzun anlatı, iki kişinin yaşamının aslında daha sakin ve paylaşımcı bir düzene dönüşebileceğini vurgular.
CİMRİ’DEN ‘ÖDENMEYECEK! ÖDEMİYORUZ!’A başlığıyla, sahne sonrası öneriler ve farklı oyunlar üzerine düşünceler de metnin bir parçası halinde aktarılır. Fişekhane Ana Sahne’deki bu etkinlik zinciri, tiyatroseverlere mart sonundan itibaren farklı deneyimler sunar: Aşk Listesi, True West uyarlaması, Cimri ve Ödenmeyecek! Ödemiyoruz! gibi yapıtlar, seyirciyi çeşitli sahnelerde bekler.












