İBB Başkanvekili Nuri Aslan, meclis kürsüsünden İstanbul’un kültürel mirasını koruma vizyonunu ve son dönemde kamuoyunda tartışılan mülkiyet devri süreçlerini gündeme taşıdı. Ekrem İmamoğlu döneminde kurulan İBB Miras’ın başarılarına vurgu yaparken, Yerebatan Sarnıcı özelinde verilen boşaltma kararına yönelik tepkiyi de paylaştı. Şehrin tarihi dokusunu korumak için ayırdıkları bütçelerin kapsamını açıklayan Aslan, İBB MİRAS İLE BİR DEVRİM GERÇEKLEŞTİRDİK ifadesini kullanarak sözlerini sürdürdü.
“Başkanımızın göreve geldiği dönemde hayata geçen İBB Miras, mirasımızı koruma amacıyla önemli adımlar attı. Bu çerçevede 19 adet tarihi türbe, 640 tarihi mezar ve hazire, 240 tarihi çeşme gibi değerler hak ettiği seviyede onarılmış durumdadır; bu eserler ecdadımızın zarif işçiliğini hatırlatır. Haliç Tersanesi, Hasanpaşa, Yedikule ve Dolmabahçe Gazhaneleri ile Bakırköy Baruthanesi ve Çubuklu Siloları da restore edilerek yeniden canlandırıldı. VAKIFLARIN SORUMLULUĞUNDAKİ CAMİLERİN TEMİZLİĞİNİ BİZ YAPIYORUZ ifadesiyle desteklenen çalışmalar, camilerin temizliği, bakımı ve hazirelerin güvenliği konularında 6 yılda yaklaşık 2 milyar TL’lik bütçe ayrıldığını gösteriyor. Ayrıca 2019-2025 yılları arasında vakıfların hazirelerine yönelik yaklaşık 450 milyon TL’lik hizmet ve destek sağlandı; tüm bu süreçler Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yürütücülüğüne bağlı değildi, belediyenin sorumluluğu altında yürütüldü. Restorasyonlar için harcanan yaklaşık 8 milyar TL’lik yatırım ise ecdad yadigarının korunmasına yönelik kararlı yaklaşımı yansıtıyor.”
“ŞİMDİ ‘BOŞALTIN’ DİYORLAR” başlığı altında konuşan Aslan, Yerebatan Sarnıcı’nın restore edilip 2023’ten bu yana ziyaretçi sayısının 10 milyonun üzerine çıktığını hatırlatırken, bugün bu mirasın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesiyle kamuoyunda şaşkınlık yaratan bir kararın elde edildiğini belirtti. Sarnıçla ilgili olarak, vakıflara devredildiği iddiasının gerçek hukuki zemine dayanıp dayanmadığı konusunda sorular yöneltti ve hak sahipliğinin belgelendirilmesi gerektiğini vurguladı. “GALATA KULESİ VAKIF ESERİ DEĞİLDİR, BELGESİ NEREDE?” başlığıyla süreci hatırlatan Aslan, Galata Kulesi’nin tarihinde vakıf kaydını taşımadığını ve 500’lü yıllardan beri deniz feneri olarak kullanıldığı bilgisini paylaştı. Kule için de benzer bir hukuki sürecin uygulanmasındaki sakıncalara işaret etti.
İSTANBULLULARA TARİHİ ÇAĞRI: “ZİYARET SADECE 1 TL” diyerek tüm vatandaşları sarnaç ziyaretine davet eden Aslan, Cumhuriyet dönemi boyunca mirasın kamuya ait olduğunu belirtti ve “Vakfa ait olduğu iddiasıyla yapılan işlemler hukuki zemine oturmamaktadır” diye ekledi. Yerebatan Sarnıcı’nda aynı yaklaşımın uygulanması gerektiğini vurgulayan Aslan, hükümler; mahkeme ve yasal haklar çerçevesinde hareket edeceklerini ve halkın parasıyla yapılan restorasyonların hesabını sormaya devam edeceklerini ifade etti. “Tarih hepimizin, bu memleket bizim” söylemiyle, İstanbul’un mirasına sahip çıkma kararlılığını yineledi.













